Yazı Detayı
21 Ocak 2018 - Pazar 17:39
 
Afrin!..
Murat Köylü
murat.koylu@toros.edu.tr
 
 

2011`den itibaren en uzun sınırı olan Suriye topraklarında başlayan istikrarsızlık, başta sınır illerimiz olmak üzere milli güvenliği tehdit eden, onlarca vatandaşını hain terör eylemlerinde öldürülmesi ile sonuçlanan istikrarsız, terörize yapıya ikinci büyük darbeyi vurmak için başlatılan “Zeytin Dalı” harekâtını sebep ve sonuçlarıyla incelemek bölgenin geleceği için faydalı olacaktır.

Ortadoğu’nun yakın geçmişine bakıldığında İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra istikrarsız yapının korunduğu, özellikle İsrail Devleti`nin 1948`de kurulması ile birlikte daha da belirgin hale gelen çatışma ortamının günümüze kadar süregelmiştir. İsrail`le birlikte Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve tabi karşıt güç olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) bölgede bir çatışma (güç-karşıt güç) oluşturmuşlardı. ABD, bölgedeki çıkarlarını İsrail aracılığı ile takip etmeye başlamış, SSCB ise Baas Partisi ve Hafız Esad ile birlikte Suriye`yi üs olarak kullanmıştı.

1990 yıllarda SSCB`nin dağılması ve ABD ve takipçilerinin dünyada tek kutuplu güç galine gelmesi ABD emperyalizminin Ortadoğu`da sadece İsrail merkezli olmayan Fas ve Tunus`tan başlayarak Endonezya`ya kadar uzanan bir kuşağın kontrolünü ele geçirme amacı, bölge kaynaklarını sömürünün en kolay yolu olarak görmüştür. Baba Bush tarafından başlatılan ve oğul Bush`un bir proje halinde dünyaya sunduğu Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), bölgeyi kontrol etmek için bölgede, İsrail güdümünde kukla yönetimler oluşturmak maksadıyla yürürlüğe konmuştur.

Özellikle birinci ve sonrasında ikinci körfez harekâtlarıyla bölgeye askeri güç olarak ta yerleşen ABD, bölgede kendi çıkarları doğrultusunda başlattığı değişimi yakından kontrol etme ve bölge aktörler ile rahatlıkla oynama imkânı bulmuştur.

Bölgeyi ele geçirmenin en ucuz, zahmetsiz yolu, bölge ülkeleri içindeki radikal, marjinal (özellikle din ve mezhep tandanslı)  grupları desteklemek (silah, para, uyuşturucu), büyütmek, mevcut otoriteye karşı ayaklandırarak, ülke içinde istikrasız bir yapı oluşturmak, sonrasında kontrol ettiği bu gruplarla küçük federe yapılar oluşturarak ülke yönetimlerini kukla bir yapıyla ele geçirip kendi çıkarları çizgisine getirmek olarak görmüşlerdir. Bu yöntem soğuk savaş döneminde kullanılan her iki kutbun (SSCB ve ABD) yöntemlerden biriydi.

Çünkü ABD, İkinci Körfez Harekâtında klasik yöntem olarak Irak`a ordusuyla girmiş, destek verdiği Şii ve Kürt gruplarına rağmen binden fazla askerini kaybetmiş, ABD`nin Ortadoğu` da ülke dışı sürdürdüğü siyaseti kendi kamuoyunda sorgulanmaya başlamasına neden olmuş, Obama yönetimi Irak`tan amacına tam ulaşmadan askerlerini çekmek zorunda kalmıştı.

Irak, ABD kamuoyu için neredeyse ikinci bir Vietnam fiyaskosu olarak görülmektedir.

ABD, artık aynı hatayı tekrarlamamak için, önce bir bahane bulmak, bölgeye varlığını ve müdahalesini taşımak, sonrada bir maşa bularak onu silahlandırmak ve maşa aracılığı ile bölgeyi kontrol ederek bölge çıkarlarını kadim dostu ve ebedi müttefiki İsrail`le birlikte sürdürülebilir hale getirmek için kolları sıvamıştı.

Bahanesi, Afganistan`da Ruslara karşı silahlandırıp kullandığı ve her koşulda kullanabileceği radikal dinci yapı: El-Kaide… Zalim bir yöntemle ve tam donatılmış silahlarla aniden karanlıktan gelen bir karabasan gibi Ortadoğu`nun üzerine İŞİD veya DEAŞ adıyla çöktü. İpleri ABD elinde olan bu zalim terör yapılanması, Dünya`ya büyük bir korku salmış, sadece bölgede değil Batı başkentlerinde başlattığı eylemlerle yüzlerce sivili katletmiştir.

Neden Batı başkentleri?

Çünkü bu örgüt sadece Ortadoğu`da katliamlar yapsaydı, Batı ülkeleri umursamaz ve ABD`yi kendilerini kurtarması için göreve çağırmaz, ABD`nin bölgede ki varlığı kendi ve Batı kamuoylarında sorgulanabilirdi.

Oysa şimdi bir Kaptan Amerika`ya, yok yok Süpermen`e ya da Demir Adam’a, Hulk`a, Örümcek Adam`a …. Artık siz düşünün gerisini… Marvel`in çizgi roman karakterlerinden biri ya da hepsine ihtiyaç vardı.

ABD`nin stratejisi, Dünya`nın kurtarıcısı rolüyle, kendi yarattığı kötüleri, kendi kahramanlarıyla yok eden, bizim deyimimizle dünyaya bir Hacivat – Karagöz oyunu seyrettirmekten başka bir şey değildi aslında…

Peki, Suriye`de DEAŞ`a karşı hangi piyon desteklenmeliydi?

Tabiki Kürtler…

Bu destekle bir taşla iki kuş varabilirdi. Nasıl mı?

Arap Baharı denen BOP`un uygulama alanının son halkalarından biride Türkiye ve devamında İran`dı. Türkiye`de önce “Gezi Olayları” adı altında başlatmaya çalıştığı halk hareketi tutmayınca, PKK sınır illerinde hendek eylemleriyle devreye sokuldu. Doğu ve Güneydoğu illerinde başlatılan sözde ayaklanmada akılcı operasyonlarla yok edilince bir sonraki koz, 1998`den itibaren elinde kullanılmaya hazır bekleyen FETÖ`ydü.

15 Temmuz günü FETÖ tarafından girişilen başarısız darbe girişimi, ABD`nin planlarını revize ederek Türkiye`nin güneyinde bir terör yapılanması, kendine bağlı bir askeri güç kurma yoluna itmiştir.

Neden Suriye`nin Kuzeyi?

ABD`nin bu soruda iki amacı olduğu gözlenmektedir:

1. Suriye Kürtleri 1915 Tehcir kanunuyla yine bu bölgeye göç ettirilen Ermeniler geçmişte de Türkiye için bir tehdit ve terör kaynağı olmuşlardır. 1924 yılında İngiliz Konsolosluğunda Kürt ve Ermeni temsilcilerinin bir araya getirilerek kurulan Hoybun Örgütü ile Genç Cumhuriyet`te beş yıl boyunca (1926-1931 Ağrı İsyanları) terörü yaşatmıştı. Dolayısıyla bu bölgede o günden kalan terörist artıkları hala varlığını sürdürmektedir.

Öcalan`ın PKK`yı Suriye`de Beka Vadisi`nde teröristlerini eğitirken bu bölgeden çok ciddi oranda lojistik ve insan kaynağı desteği aldığı ve dönemin Suriye Lideri Hafız Esad tarafından desteklendiği bir önceki yazımda (ABD`nin Ortadoğu aşkı) anlatmıştım.

PYD/YPG kimdi peki? ABD için kolaylıkla kullanılabilecek bir enstrüman olabilir miydi?

PYD, şu an, Abdullah Öcalan’ın 2005 yılında İmralı Cezaevinde kurdurduğu, amacı Irak, İran, Suriye ve Türkiye’deki Kürtleri bir konfederasyon altında toplayarak, bağımsızlık hedefleyen ve Irak’ın Kandil dağındaki liderleri tarafından yönetildiği bilinen Kürdistan Toplumları Birliği (KCK)’nin Suriye faaliyetlerini yürüten (resmi) üyesidir.

Kısacası PYD/YPK+PKK+PEJAK+BARZANİ=KCK yani Büyük Kürdistan….

Suriye`nin kuzeyinde kurulacak ABD`ye bağlı silahlı özerk veya bağımsız bir Kürt yapılanması Türkiye`nin onlarca yıl terör belasından başını kaldıramayacak hale getirip, ABD`nin Ortadoğu çıkarlarına karşı çıkamayacak bir durum yaratacaktır. ABD, PYD/YPG ile bile birlikte Türkiye`nin komşusu haline gelecekti. Hiçbir doğal kaynağı olmayan bu terör örgütünü kendisi finans edeceğinden örgüt, kendi çizgisinden çıkamayacaktır. Yıllarca sopanın ucunda ki havuç gibi “Büyük Kürdistan” kurma hayallerini canlı tutarak Kürt kamuoyunu kandırabildikleri kadar kandıracaklardır.

2. ABD`nin diğer amacı elbette BOP`u kurma amaçlarını gerçekleştirmek olacaktır. Doğu Akdeniz`den İran`a kadar uzanan Kuzey Kürt Koridoru (Suriye`nin Kuzeyi ve Irak`ın Kuzeyi) ileride bu ülkeye İsrail`le birlikte yapacağı askeri harekâtlar için önemli stratejik bir coğrafya sağlayacaktır. Yine bu koridor, Ortadoğu petrol ve gazını  (Musul-Kerkük) boru hatlarıyla Akdeniz`e ulaşmasında ekonomik bir avantaj sağlayacak olması da ABD ve müttefikleri için büyük bir avantaj sağlayacaktır.

İşte bu nedenlerden dolayı şimdilik 4000 tırdan fazla çeşitli çapta silahla Suriye`nin Kuzey`inde olmayan bir tehditte (DEAŞ) karşı tamamen kendi kontrolünde bir ordu kurmaya başlamıştır. Böylelikle Irak`ta Vietnam`da olduğu gibi ölen askerlerin hesabını ABD kamuoyuna vermek zorunda kalmayacaklar dahası bölgeyi tamamen kontrol altına alacaklardır.

Afrin (Zeytin Dalı) Harekâtı Türkiye`nin bu oldu-bittiye DUR demesidir. Bu harekâtla sadece Türkiye`nin güney sınır güvenliği ABD çıkarlarına engel olunmayacaktır, ABD emperyalizmin bölge çıkarları uğruna kendi askeri yerine Kürtleri öldürtülmesi de önlenecek, bu harekâtla bölgeye BARIŞ getirilecektir.

 
Etiketler: Afrin!..,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Yeni Anayasa gerekli mi?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
13
11
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
10
0
1
4
5
3
Konyaspor
11
7
0
2
3
5
4
Hatayspor
10
11
1
1
3
5
5
Fatih Karagümrük
10
11
1
1
3
5
6
Fenerbahçe
10
6
1
1
3
5
7
Altay
9
10
2
0
3
5
8
Alanyaspor
9
4
2
0
3
5
9
Galatasaray
8
8
1
2
2
5
10
Kayserispor
7
5
2
1
2
5
11
Yeni Malatyaspor
6
7
3
0
2
5
12
Göztepe
5
6
2
2
1
5
13
Gaziantep FK
5
5
2
2
1
5
14
Kasımpaşa
5
5
2
2
1
5
15
Adana Demirspor
5
5
2
2
1
5
16
Antalyaspor
4
6
3
1
1
5
17
Sivasspor
3
5
2
3
0
5
18
Başakşehir FK
3
4
4
0
1
5
19
Çaykur Rizespor
1
3
4
1
0
5
20
Giresunspor
1
0
4
1
0
5
Özlü Sözler
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.


Hz. Muhammed
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı