G-XTDENW5LW2

“CUMHURİYETİN KAZANIMLARI VE KAMUCULUĞUN BUGÜNKÜ ANLAMI” PANELİ

MMO Adana Şubesi’nin “Cumhuriyetin Kazanımları ve Kamuculuğun Bugünkü Anlamı” panelinde İktisatçı-Akademisyen Hayri Kozanoğlu ve TTMMOB MMO Başkanı Yunus Yener görüşlerini açıkladı.

Gündem Yayın: 01 Kasım 2026 - Pazar - Güncelleme: 01.11.2026 23:06:00
Editör - Hüseyin Azar
Okuma Süresi: 8 dk.
Google News

ADANA/ TMMOB Makina Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından Cumhuriyetimizin 103. Yılı kutlama etkinlikleri kapsamında “Cumhuriyetin Kazanımları ve Kamuculuğun Bugünkü Anlamı” paneli düzenledi.

Seyhan Belediyesi 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezindeki panelin mederatörlüğünü Ümit Galip Uncu’nun yaptığı panelde MMO Başkanı Yunus Yener ile akademisyen, iktisatçı, endüstri mühendisi  Hayri Kozanoğlu konuştu. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener,  Cumhuriyet’imizin ilanının 103. yıldönümünü kutladıklarına dikkat çekerek, “29 Ekim kutlamamızı ülkemizi geri bırakan saltanat, hilafet, kapitülasyon ve yarı-sömürge zincirlerinden kopuşu sağlayan radikal dönüşümlere saldırıların arttığı koşullarda yapıyoruz. Bu saldırıları kınıyor, lanetliyoruz. “ dedi.
Cumhuriyet’in kazanımlarını laik, halkçı kamucu/toplumcu bir üst seviyede tesis etme kararlılıklarının devam ettiğine dikkat çeken MMO Başkanı Yener şöyle konuştu:
“Cumhuriyet’in birçok kazanımı var, burada sadece bazı temel olgulara işaret edeceğim.
Bağımsızlık kazanılmış, kapitülasyonlar kaldırılmış, devletleştirme ve millileştirmeler yapılmış, geri bıraktırılmışlığa son verilecek adımlar atılmış, devrimci-modernleşmeci dönüşümlerle laiklik yerleştirilmiş, çağdaş toplumsal yaşama geçiş süreci başlamış, eğitim-öğretim birliği tesis edilmiş, dil devrimi yapılmış; 1929 dünya ekonomik bunalımıyla birlikte planlı ekonomi ve kamu işletmeciliğine geçilerek sanayileşme hamleleri yapılmıştır.
Bu süreçte mühendisliğe özel destekler sunulmuş; mühendislik ülkemizin imarında kurucu, inşacı, sanayileşmeci işlevleriyle saygın bir yer edinmiştir. Bugün ise mühendisliğin itibarsızlaştırılması söz konusudur.
Bugün ülkemiz saltanat, hilafet, şeriat özlemleri, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yönelik karalama kampanyaları, planlı kalkınma ve kamu yararının tasfiyesi, sanayisizleşme, büyük rant alanı, kuralsızlaşma, yolsuzluk ve yozlaşma ile yüz yüzedir. Ülkemiz ve halkımızın yoksullaştırılması, iktidarın kendi bekasını korumaya yönelik baskı ve şiddet politikaları eşliğinde yaşanmaktadır.
Ancak yaşanan tüm karşı-devrimci tasfiyelere, siyasal İslamcı iktidarın baskı ve yıkıcılığına rağmen ne Cumhuriyet, ne ülkemiz ve halkımız, ne de mesleklerimiz sahipsizdir, milyonların direnişi, mücadelesi sürmektedir.
Bugünün karanlığına karşı laikliğin ve bilimin aydınlatıcılığında kamu-toplum yararının hâkim olduğu, bilim ve mühendislik ile planlama, sanayileşme, kalkınma, tam istihdam, toplumsal refah bütünlüğünün sağlandığı, ülkede bölgede dünyada barış politikasının esas alındığı, halk egemenliğindeki başka bir Türkiye için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu olarak, meslektaşlarımızın ve halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı bu bilinçle kutluyor ve Yaşasın Cumhuriyet! diyoruz.”
Akademisyen, iktisatçı, endüstri mühendisi Hayri Kozanoğlu, “Cumhuriyet, laiklik, Aydınlanma bizim kuşak için elde var bir kazanımlardı. Tek amacımız daha eşitlikçi, daha özgürlükçü yeni bir toplumu gerekirse devrim yoluyla kurmaktı. Bugün bu ufkumuz daralmadı. Ama eldeki kazanımları koruma sorumluluğumuz bulunduğunu da yaşam bize hatırlattı.” dedi.
Kozanoğlu, cumhuriyet, laiklik ve Aydınlanma gibi kavramları kendi kuşağı ve toplum için "elde var bir" temel kazanımlar olarak nitelendirdi, geçmişte temel amacın bu kazanımlar üzerinden daha eşitlikçi ve özgürlükçü yeni bir toplum kurmak olduğunu belirtirken, günümüzde ise yaşanan süreçlerin bu kazanımları koruma ve savunma sorumluluğunu öne çıkardığını kaydetti. Hayri Kozanoğlu,  bağımsızlığa, özgürlüğe, laikliğe ve toplumsal kardeşliğe sahip çıkmanın her geçen yıl daha iyi kavrandığını ve cumhuriyeti sahiplenmenin onu yalnızca hatırda tutmak değil, ileri taşımak anlamına geldiğini ifade etti. Kozanoğlu, “Bizler cumhuriyetin önemini her yıl daha iyi anlıyoruz. Bağımsızlığa, özgürlüğe, laikliğe, kardeşliğe sahip çıkmanın gereğini daha iyi kavrıyoruz. Başta Mustafa Kemal bize cumhuriyeti kazandıranlara şükran duyuyoruz. Cumhuriyete sahip çıkmanın onu ileri taşımak olduğunu biliyoruz.” Dedi.
Kozanoğlu, kamuculuğun yalnızca geçmişte kalmış devletçilik modelleriyle açıklanamayacağını, uluslararası kuruluşlar OECD ve IMF gibi kurumların dahi kriz dönemlerinde kamusal yatırımları ve devletin ekonomideki rolünü tartışmaya açtığını dünyada yeni bir kamuculuk rüzgârı estirdiğini vurguladı. Kozanoğlu, günümüzde derinleşen yoksulluk, yüksek enflasyon ve piyasa başarısızlıkları karşısında kamuculuğun; halkın sağlık, barınma, eğitim ve sosyal yaşam haklarını güvence altına alan, piyasanın tahribatını durduran ve halkın yan yana gelebileceği yeni bir toplumsal örgütlenme ve adalet ekseni olarak yeniden anlam kazandığını savundu.
EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞİYOR
MMO Adana Şube Başkanı Kerem Şahin, Cumhuriyetin halkın kendi kendini yönettiği bir yönetim biçimi olduğuna dikkat çekti, “Kayyum ve görevden alma süreçleri tüm ülkeye yayılmış ve tüm muhalif belediyelerine yönelik gözaltı ve tutuklamalarla halkın iradesine doğrudan müdahale edilmiştir. Artık sadece şu gözlenir oldu. Acaba yarın hangi belediyeye operasyon düzenlenecek. Adana da 4 ilçe ve 1 ana belediye olmak üzere 5 belediyeye operasyon düzenlenmiş ve hepsinde belediye başkanları görevlerinden alınmış ve yerlerine vekilleri gelmiştir.  Sadece belediye başkanları ve çalışanları değil. Gazetecisinden komedyenine kadar herkesi tutukluyor ve asla bu hukuksuz davranışından bir adım geri atmıyor iktidar. Şimdi soruyorum ülkede adalet yoksa mühendislikten, teknikten söz edebilir miyiz? “ dedi.
Ülkemizde ekonomik krizin gittikçe derinleştiğini belirten Kerem Şahin şöyle konuştu:
 “Açlık ve yoksulluk artıyorken. İşsizlik son zamanların en yüksek seviyesine çıkmışken. Halkın alım gücü düşmüşken. Evine ekmek götürmeye zorlanıyorken insanımız. Bu vurguncuların soygun düzeniyle bir kez daha umutsuzluğa kapılmıştır. Zenginin daha zenginleştiği yoksulun ise daha yoksullaştığı bir düzenin tam ortasındayız. Yani karanlığın içindeyiz en karanlıktayız.
İşsizlik ve yoksulluk halkımızı derinden etkiliyorken biz mühendislerinde bundan etkilenmemesi söz konusu olamıyor. Özellikle son zamanlarda genç mühendis işsizlerimizin yanına bir de tecrübeli işsiz mühendislerimizi koyduk. Ekonomik kriz neredeyse en başta biz mühendisleri etkiler hale geldi. Çünkü iktidarın özellikle inşaat ekonomisi merkezli büyümesi ne yazık ki bu günleri hazırlamıştır. Sanayiye olan yatırımlar ne yazık ki düşük seviyededir. Hele hele Başta Adana olmak üzere yakın bölgemizde ne yazık ki teşvik yatırımlar neredeyse yok seviyesindedir. Adana önceki zamanların tarım ve sanayi şehriyken son zamanlarda durum tersine dönmüş ve ne yazık ki ülke genelinde gerilere düşmüş ve fakat işsizlik oranlarında en tepelerde olmaya devam ediyor. İktidarın Adanaya olan nefretinin nereden geldiğini bilmiyoruz ama şehrimizin durumu ne yazık ki hiç iyi değildir. Zaten adli olaylarla güvensiz bir şehir yapılmaya çalışıldığını biliyoruz ama özellikle yatırımların bu bölgeye gelmesi gerektiğini söylüyoruz söylemeye de devam edeceğiz.”

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
G-XTDENW5LW2