ATO BAŞKANI BAYRAM: “KAT SINIRLAMASI GETİRİLMELİ”

Adana Ticaret Odası (ATO) Meslek Komitesi’nin düzenlediği sigorta sektöründeki güncel gelişmeler ve meslekte yaşanan sorunların görüşüldüğü Kahramanmaraş Depremi Değerlendirme Toplantısı Adana Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Gündem Yayın: 06 Şubat 2024 - Salı - Güncelleme: 06.02.2024 13:36:00
Editör - Hüseyin Azar
Okuma Süresi: 12 dk.
Google News

Toplantıya ATO Başkanı Yücel Bayram, Adana Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Abdullah Doğan, Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut, SEDDK İkinci Başkanı Mehmet Verim ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

BAYRAM: “BU ÜLKEDE DEPREM RİSKİNİN BİTECEĞİNE İNANMIYORUM”

2 milyon 500 bin nüfusa sahip Adana’nın yaklaşık 1 milyon 800 bininin riskli yaşadığını ifade eden ATO Başkanı Yücel Bayram, kentsel dönüşümle birlikte bazı bölgelere kat sınırlamasının da getirilmesini istedi. Devlet yetkililerin, bakanlığın ve belediyelerin yol gösterici olmasını da isteyen Başkan Bayram, “Ama bugüne kadar öyle bir şeyle karşılaşmadık. Bu belediye sistemi böyle olduğu sürece ben deprem riskinin bu ülkede biteceğine inanmayanlardan birisiyim. İnşallah yanılırım. İnşallah düzelir” şeklinde serzenişte bulunarak haykırışlarından bir şeylerin alınmasını düşündüğünü söyledi.

“HABİRE KONUŞUYORUZ”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrası on tane deprem paneline katıldığını belirten ATO Başkanı Yücel Bayram, “Aslında doğruyu herkes biliyor. Çünkü Gölcük depremini yaşadık. İzmir, Van ve Elazığ depremlerini yaşadık. 6 Şubat’taki deprem biraz büyük olunca, biraz fazla düşünülmeye başlandı. Ama bundan sonrası ne olacak? Bununla ilgili elimizde daha hiçbir şey yok. Habire konuşuyoruz. Üç gün süren panelimiz oldu. Çok büyük de katılım olmuştu. Bakanlık temsilcilerimiz gelmişti. Herkes güzel şeyler konuştu. Ama uygulama ne olacak? Belediye başkanlarımız da oradaydı Bize de bir söz verdiler” şeklinde konuşarak aslında derdin belli olduğunu ifade etti.

“HERKES KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ KONUŞUYOR”

En büyük derdin ‘rant’ olduğunu iddia eden ATO Başkanı Bayram, “Başka bir şey yok. Bu benim şahsi görüşüm. Katılır veya katılmazsınız bilmiyorum. Devlet 50+1 kentsel dönüşüm yasası çıkardı. Şimdi belediye başkan adayları var. Herkes kentsel dönüşüm konuşuyor. Kentsel dönüşümle insanların karşısına çıkmaya çalışıyor. Ama nasıl olacak? Oranın da altı boş. Biz deprem ülkesi olduk. Hala evinde huzursuz olanlar var. Hala evinde, gittiği yerde ‘olacak mı?’ kaygısı olanlar var. Deprem olduğu zaman daha az hasar gören yerlere giden ya da oturan ya da yemek yiyen, tercih edenler vardı. Küçümsenecek bir rakam değil. Bizler ise hep konuşuyoruz. Aslında bu iş için birilerinin başını yakmak lazım. Ama kimi yakmalı bilmiyorum. Hepimizin yaşadığı şehir var. Bakıyorsunuz bir bina 10 kat, bir bina 37 kat. Onu da nasıl alıp oturuyorlar merak ediyorum. Bu konuda belediyelerden isteklerimiz oldu. Adana için, Ticaret Odası için. Adana’da biz en büyük STK’yız. Şu anki belediye başkanımız meclisimize geldi. Yedi maddelik bir dosya verdik. Bunlardan iki tanesi depremle ilgili. Candan önemli değil. Onun vereceği ruhsat yani imarı işte 1/6’lar, 2.4’ler, 2’ler konuşuluyor. Yani birkaç daire olsun, dört daire olsun. Bizim hayatımızdan önemli değil bunlar. Çoluğumuzun, çocuğumuzun hayatından önemli değil bunlar” diye konuşarak, bunların seçim öncesi konuşulduğunu daha sonra aynı düzenin devam ettiğini iddia etti.

Deprem sonrası devletin elinden geleni yaptığına da vurgu yapan Başkan Bayram, “Bölge ne kadar sürede ayağa kalkar? Ne yapılır bilmiyorum? Biz odalar olarak şehirlerin başkanlarıyla yardımlaşma ve istişare içerisindeyiz. Ama bunlar yeter mi? Asla yetmez. Adana depremi en az yaşayan illerimizden biri. Fakat bir ay sonra karşımıza bir şey çıktı ki; Adana’nın ticareti hep deprem bölgesine olmuş. Bize ulaşan alacak miktarı 11 milyar 176 milyon, o da bize gelen. Adam yok. Alacağın olan firma yok. Dükkanı yıkılmış. Adam ölmüş. Yani bir ailede 13-14 kişi ölmüş” diyerek bir şeylerin yapılmasına dikkat çekti.

DOĞAN: “ÖNEMLİ TOPLANTI”

Adana Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Abdullah Doğan da, toplantıda deprem ve sigortacılık mesleğinin sorunlarının konuşulup istişare edileceğini söyledi. Çözüm noktasında toplantının önemine vurgu yapan Doğan, toplantının ikinci kısmında analistlere ciddi anlamda sorularının olduğunu belirtti.

YAŞAR: “TÜRKİYE’NİN YÜZDE 92’Sİ DEPREM AFETİYLE KARŞI KARŞIYA”

Zor günlerden geçildiğini belirten Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar ise Türkiye’nin yüzde 92’sinin deprem afetiyle karşı karşıya olan bir bölge olduğunu söyledi. “Dolayısıyla unutmayacağız” diye sözlerini sürdüren Yaşar, “Unutmamak yetmiyor. Tarih tekerrürden ibaret kalabiliyor. Dolayısıyla bugün hani ‘birilerinin başı yanmalı’ dedi başkanım. Aslında hep birlikte sorumluyuz. Yani hep birlikte başımızı yakmamız lazım. Yani o kadar çok konuşacak şey var ki. Kentsel dönüşüm deprem dolayısıyla ülkemizin bir gerçeği” diye konuşarak, Türkiye’nin en güzel coğrafyasında olduğunu hatırlatıp göz bebeğimiz olan ülkemizin de risklerinin söz konusu olduğuna vurgu yaptı.

Geçen yıl dünya üzerinde 380 milyar dolarlık afetin gerçekleştirildiğini kaydeden Yaşar, “Araştırmaya göre bunun 103 milyar dolarlık kısmı sadece bizim. 11 ili kapsamayan Kahramanmaraş depremi olarak adlandırdığımız ama dün Antakya’da, Hatay’da da gördüğümüz gibi belki de deprem merkezinin Antakya olduğu en çok zararı gören yerin Antakya olduğu, yani aslında 11 ilin tamamında ama Antakya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve rakamlara baktığımızda bizim ödediğimiz tazminatlara baktığımızda da mesela Malatya en çok, Hatay dediğimiz yerlerden bir tanesi. Tabii bunun bir çok sebebi var. Sigortanın oranıyla alakalı. Şimdi bu 380 milyarda 103 milyar dolar, Türkiye’deki sadece 11 ildeki deprem hasarı değil. Ama birde şuna bakalım. Bu 380 milyar doların ne kadarı sigortalı hasarmış? 118 milyar doları sigortalı. Yani dünyada bu 380 milyar dolarlık ekonomik hasarın 118 milyar dolarını sigortacılar karşılamış. Peki Türkiye’De bu oran ne? 103 milyar dolarla en büyük payı almasına rağmen 5 milyar dolar civarında bir sigorta oranı var. Yani dünyada oran yüzde 40’lara yaklaşırken Türkiye’de yüzde 5’ler civarında. Şimdi devletin üzerindeki yüzün yüzde 95’lerde olduğunu görüyoruz ki sadece 2023-24 yıllarında hepimiz biliyoruz bütçeden 1.8 trilyon kaynak aktarılmaya devam edecek” diyerek, bunların sigorta yoluyla telafi edilebileceğini iddia etti.

KORKUT: “EN FAZLA DEPREM RİSKİ TAŞIYAN 5. ÜLKEYİZ”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketinin yıldönümünde olunduğunu belirten TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut da Türkiye’nin en fazla deprem riski taşıyan 5. Ülke olduğunu hatırlatarak başladığı konuşmasında, ülke topraklarının yüzde 66’sı, nüfusun yüzde 71’inin riskli alanlarda yer aldığını söyledi. Türkiye’de son bir asırda 6 ve üzeri büyüklükte 231 depremin meydan geldiğini ifade eden Korkut, “Bu afetlerde 130 binden fazla canımızı toprağa, son olarak da Şubat’ta hepimizin bildiği üzere 50 binin üzerinde vatandaşımızı kaybettik. Asrın felaketi olarak tanımlanan bu felaket Türkiye dışında başka ülkede gerçekleşseydi bu kadar hızlı toparlanmasını şahsım adına bu yaraların bu denli hızlı sarılamayacağını düşünüyorum. Çünkü, tüm paydaşlar sigortacılar da dahil tüm STK’lar hepimiz sahada el ele, gönül birliğiyle, el birliğiyle bunun üstesinden gelmeye çalıştık ve geldik. Herkes görevini layıkıyla yaptı” şeklinde konuşarak depremin ilk anından itibaren devlet ve milletin kenetlendiğini kaydetti.

VERİM: “TOPLUMA FORMAT ATILMALI”

Ateşin düştüğü yeri yaktığına vurgu yapan SEDDK İkinci Başkanı Mehmet Verim, “Çok zor. Biz bugün burada değerlendirmeden ziyarete birileri bunu bir vazife olarak tedbirlerini görüşmek, bir daha yaşanmamasını sağlamak için bir vazife olarak gördük ve geldik. Bu sebeple şunu anlamalıyız. Aslında diğer konuşmacıların da dediği gibi hiçbir şey yok, bilinmiyor. Doğruyu bilmeyen var mı burada aramızda? Kötü zemini bilmeyen var mı? Belediyelerde veya devletin diğer kurumlarında, binlerce mühendis, mimarı istihdam edilmiş. Mesele neyi kaybettiğimizi doğru tespit etmek. Menfaat hırsımızın bu kadar yükseldiği bir toplum yapısına doğru evriliyorsak bunun ister istemez bir sonucu olacaktır” diye konuşarak topluma yeniden format atılması istedi.

Toplum olarak ekonomik doğruların, siyasi ve ahlaki doğruların olduğunu ancak bir yere kadar geldikten sonra olması gereken doğrudan sapıldığını iddia eden Verim, “Bilinmeyen şeyler değil. Yani dönüp baktığımızda aslında kendimizden başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Çok acılar çekildi. Allah korusun buna benzer bir depremin İstanbul’da yaşanması durumunda bunun devletin beka sorunu haline gelmesi meselesi de var. Ekonomik olarak ve her açıdan. Düşünün bu 11 ilimizde olan depremde birçok ulaşım sorunu yaşandı. Bölgeye ulaşamadık. Bunlar çok önemli. Ekonominin yüzde 50’sinin Marmara Bölgesi’nde olduğu bir ortamda, burada yaşanacak bir deprem gerçekten bizim için bir beka ve güven işi olur” şeklinde konuşarak uyarılarda bulundu.

Türkiye’de 4 milyon civarında işletmenin bulunduğunu belirten Verim, bunun 590 bininin deprem bölgesinde olduğunu hatırlattı. Bu işletmelerin sadece yüzde 0,7’nin büyük işletme olduğunu belirten Verim, “Bu 11 bin 8 işletmeye tekabül ediyor. Cironun yüzde 38’ini, istihdamın da yüzde 22’sini.  Vatandaşların makro ihtiyaçları var. Önce açlık, güvenlik gerçeği varken insanlara sigortayı düşündüremezsin. Maalesef tehlike kendini göstermediği müddetçe bizi doğruları yapmaya, sigorta yaptırmaya zorlayan bir şeyin içine girmiyor. Yani kendi iradeniz bunu yapmıyor. Her deprem sonunda bakıyoruz deprem sigortalılık oranlarında bir artış var. Bir müddet sonra hepsinin unutulduğunu görüyoruz” şeklinde konuşarak verilerle toplum gerçeğine vurgu yaptı.

Daha sonra Kahramanmaraş Depreminin Deprem Bölgesi Sigortacılık Süreçlerine Etkileri konulu panel düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut yaptı. SEDDK Başkan Yardımcısı Emine Feray Sezgin, TSB HDYK üyesi/Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, HDYK Üyesi/Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, DASK Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Turgut ve TÜSAF Başkanı Adnan Çelik de uzmanlıkları ile ilgili konulara açıklık getirdi.

 

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.