BU GÜN DOĞUM GÜNÜM
Dünyada gördüklerim, yaşadıklarım, öğrendiklerim başardıklarımla; 73 yaşıma girdim İŞTE HAYATIM… … “FELSEFE HİÇ’LİKTEN GELİP, HİÇ’LİĞE GİDEN YOLDUR” Bierce

Abdulkadir Kaçar
-…
Çok samimiyim; yaşam sahnesine çıktığım ilk 3-4 yaşlarımdaydım; ama asla 5.değildim…
Kafamda şu sorular peş peşe yankılandı;
DÜNYA NERESİ?
BEN KİMİM?
NEDEN YAŞIYORUM?
HAYAT NEDİR?
İNSAN NEDİR?
İNSAN NEDEN VAR?
Yaptığım gözlemlerim yaş aldıkça daha da çok arttı…
GÜNEŞ NEDEN DOĞUYOR?
AY NE?
YILDIZLAR NEDEN UZAK?
…
Daha o yaşlarımda ölen yakınlarıma feryat ederek ağlayanları görünce düşüncelerim daha da yoğunlaşıyordu…
İNSANLAR NEDEN DOĞAR?
NEDEN ÖLÜR?
ÖLÜM NEDİR?
ÖLÜMSÜZLÜK MÜMKÜN MÜ?
İNSAN EBEDİ YAŞAMA ULAŞILABİLİR Mİ?
…
Yaş alıp bu hayat isimli serüvendeki bilgilerim arttıkça, bedenimde de değişimler başlamıştı…
HAYRETLE, İBRETLE, MERAKLA, HEYECANLA bedenim ve ruhumdaki değişimleri gözlemlemeye, öz varlığıma daha fazla dikkat kesilmeye başladım…
…
İçinde bulunduğum toplumun/kültürün kuralları zamanla yarışırcasına akıp gidiyordu…
DÜĞÜN, NİŞAN, NİKÂH, SÜNNET, EVLİLİK, BAYRAMLAR, KURBANLAR, TÖRENLER çok ilginçti…
…
Lise dönemimde olaylar kafamda daha da netleşmeye, şekil değiştirmeye başladı…
BİREY, ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN, DEVLET, YASA, PARA, İTİBAR, POLİTİKA, DÜRÜSTLÜK, YALAN, KAVGA, YARALAMA, ÖLDÜRME NEDEN?
…
Yaşım ilerledikçe olaylara karşı incelemem, derinlemesine gözlemlemem devam ediyor ama yanıt bulamadığım için verilen cevaplar doyurmuyordu…
İlk, orta, lisedeki ders kitaplarında sözde öğretilmeye çalışılan bilgiler yaşama, kafamdaki soruların hiçbirine yanıt vermiyordu…
…
Daha sonraki yaşlarımda farkına varacaktım ki; ilkokuldaki masamdaki bana okumayı öğreten alfabenin ilk satırları;
-UYU/UYU-YAT UYU, diye başlıyordu…
…
Bu yaşımda hayret ettiğim, net bilgilere göre o günkü eğitim sistemini bu gün de sömürgeci güçler planlayıp uyguluyormuş…
Klasik sömürü felsefesine göre insanları öncü uyut, fakirleştir, cahil bırak, ülkelerini savunmasınlar, gelişmesinler, yurtlarını böl/parçala/yut…
Yer altı ve yer üstündeki bütün doğal kaynaklarını al kendi ülkene götür orada uygarlığını geliştir…
…
Sorularıma yanıtlar arayışım aralıksız devam etti… Bilgilerine ve bilgelerine güvendiğim, benden çok ileri yaşlardaki tanıdığım, aydın olduğuna inandığım ağabeylere, yakınlarıma öğrenci olmaya karar verdim…
…
Günlerce, aylarca, çevrelerinde bulundum, hatta yıllarca işyerlerine gidip, çalışmaktan arta kalan zamanlarındaki bana aktardıkları bilgilerini, dinledim ama yine de kafamdaki sorulara net yanıtlar alamıyordum…
…
Bir büyük abi benim sorularımdan sıkılmış ve vereceği bilgiler de bitince şöyle dedi;
-Abdulkadir uzun zamandan beri gözlemlediğime göre sen çok akıllı bilgiye aç, susayan, onu arayan ve keşfetmeye çalışan güzel bir insansın…
…
Çok şey öğrenmen ve bilmen gerektiğini; bununu için sürekli bir arayış içinde olduğunu anladım…
…
Sen hiç vakit yitirme, samimi, dürüst, erdemli, namuslu, çağının en ölümsüz düşüncelerine ulaşıp eserleştiren namuslu yazarların kitaplarına, felsefeye, filozoflara yönel, ancak o zaman tüm bu sorulara yanıt bulabilirsin…
…
Onların kitaplarına ulaşırsan kendini çok geliştirir, ileride büyük eserler yazabilecek düşünceye/olgunluğa/bilgeliğe ulaşır, ölümsüzler arasında bu şekilde yerini alabilirsin demişti…
…
Bu hayatımdaki her türlü sorularımın yanıtlarına ulaşmamı sağlayan, tüm bilgi kapıları açmamı sağlayacak olan altın anahtardı…
İşte onu bulmuştum…
Artık çok mutluydum…
…
O düşünceden yola çıkarak, akıllı insanların yazdığı ölümsüz düşüncelerinin yer aldığı felsefe kitaplarına yöneldim…
Hiç durmadan, araştırdım, inceledim, gerektiğinde her şeyi sil baştan tekrar ele aldım, kalıcı olduğuna inandığım düşüncelerin altını çizerek okuma sürecim başladı…
Okudukça öğrendim, öğrendikçe bilgiye olan açlığım daha da çok arttı…
…
Bu gün artık bağımlısı olduğu bu aşkımı olabildiğince ileri ölçekte yaşamaya devam ediyorum…
Evreni/dünyayı/yaşamı/insanı/canlı-cansız tüm varlıkları gözlemleyip, okuyup, düşünüp, yorumlama ve yazma, ölümsüz olduğuna inandığım düşüncelerimle ördüğüm eserleri üretmeyi sürdürüyorum…
…
Bu gün artık bilincimi, bilinçaltımı, iç evrenimi daha çok derinlemesine keşfedip, yönetebiliyorum; kendimi çağdaşlaştırmakla kalmayıp zamanın ilerisine doğru yürüyüşümü sürdürüyorum…
…
Diğerlerinde olduğu gibi bu çalışmamda da ortaya koyduğum düşüncelerim, dünya gezegenindeki hayat yolculuğum sırasında kendimi aşarak, olgunlaşıp, çağımdaki akıllı insanların tanımlamasıyla bilgeleşerek ortaya koyduğum görüşlerimdir…
…
Söz her zaman olduğu gibi bu aşamadan sonra okurundur…
ABDULKADİR KAÇAR 2018 ADANA/TÜRKİYE/DÜNYA…
