28 Nisan 2026 - Salı
YAŞAMAK İÇİN KÜÇÜK NEDENLER BUL…
Akıllı insanlar yaşamını her koşulda devam edebilmesi için, küçük nedenler bulup, minik sırlar ve öğütler verirken şöyle diyor;
Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 7 dk.

Abdulkadir Kaçar
-.Bol bol gülümse, maliyeti sıfırdır hem de bedeline paha biçilemez...
.Cesur ol; değilsen de öyle davran...
.İnsanları adları ile çağır; bu hafızanı güçlendirir, insanlarla aradaki samimiyeti arttırır…
.Arkadaşlarına borç verme konusunda daima duyarlı davran; çünkü her ikisini de yitirebilirsin...
.Koşullar ne olursa olsun kimseyle aradaki köprüleri atma...
.Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan uzak dur...
.Yaşamın her zaman adil olmasını bekleme...
.Hüküm vermeden önce iki tarafı da dinle...
.Daima kibar ve de zarif ol; kimseyi kendinden soğutma...
.Birine ‘SENİ SEVİYORUM’ deme fırsatını kaçırma...
.Sana yardımcı olanlara minnet duy...
.Zamanı ve sözlerini dikkatli kullan; çünkü her ikisi de asla geri alınamazlar...
.Verdiğin öğütlerin tersi davranışlarından sakın...
.Başladığın her işi mutlaka bitir...
.Kimsenin sözünü kesme...
.Devamlı ’BEN DÜRÜSTÜM’ diyenlerden şüphelen…
.Kimseye hak etmeyeceği kadar değer verme...
.Keşke yerine bir daha ki sefer demeyi dene...
.Ölüm kalım dışında hiçbir şey göründüğü gibi önemli değildir…
.Dinlemeyi öğren; bazı fırsatlar kapıyı hafifçe tıklatır...
…
İnsan isimli bu muhteşem canlı, beşikten mezara kadar,
Hayata tutunmak, sahip olduğu güzelliklerin bitmeden sürmesi için sayısız bahaneler, yalanlar, politikalar ve sayısız nedenler bulur yaratır, yaratmıştır, yaratacaktır,
Dünya isimli bu sahnede çocuklar bir an önce büyüyüp ağabey/abla olmak için,
Delikanlılar kısa yoldan meslek ve kariyer sahibi olup bol para kazanmak için,
Orta yaşlılar kimseye muhtaç olmadan sahip oldukları hayat konforlarını devam ettirmek için,
Belli olgunluktaki kişiler ise çocukları ve torunlarının yarınlarının daha da güzel olması için sayısız sebepler bulurlar;
Olanakları ölçüsünde de onları uygulamaktan onur duyarak hayata sıkıca tutunurlar varlıklarını daha da bilinçli şekilde sürdürürler,
…
Ancak yeterli bilgi ve beceriye sahip olamayan çağını ve kendini anlayamayan, düşüncelerini güncellemeyen, kendini yenileyip format atamayanlar,
Belli bir aşamaya geldiklerinde bazı şeylerden hayattan sıkılmaya, usanmaya, hatta yavaşçı vazgeçmeye başlarlar,
Olumsuz ve karamsar düşünen bu kişiler belli yaşı alıp, görebileceklerini gördüğüne,
Yaşaya bileceklerini yaşadıklarına kendilerini ikna ederler ve de inanırlar,
Hayata ve soyuna karşı sorumlulukları azalan,
Hatta sağlık sorunları arttıkça artan bu insanlar,
Her türlü tıbbi tedaviler ve ilaçlara rağmen sıkıntıları giderek artar,
Belli yaşa ulaşanların yaşama tutunma sebepleri,
Gittikçe azalır, zayıfladıkça zayıflar neredeyse hayattan kopma noktasına gelir,
…
Yine belli bir yaşa gelen, hayatı ve kendini anlamayan, sahip olduğu mucize isimli hayatına gerekli değeri vermeyenlerin sayısı arttıkça artar,
Hele de çevresinde sürekli olumsuz konuşan ve karamsar düşünenlerin sayısı çoğalır,
Gittikçe azalan enerjisi ve zamanını çalanlar,
Çevresinde birikimlerine zarar verecek biçimde kendi yararına kullanıp tüketirler,
Aynı yaş gurubunda kendini anlayanların hayata veda etmeleri,
Çok sevdiği en yakın akraba ve çocuklarının kaybı,
Bu insanın yaşama devam etme isteğini gittikçe azaltır, hatta zayıflatarak neredeyse ortadan kaldırır,
Fiziki olarak da yetersizlikleri yaşama olan bağlılığını zayıflatır,
Hatta bir süre sonra tamamen ortadan kaldırır,
Yaşamla bağını kopartma aşamasına gelir,
…
Kişi artık kendi kendine sesli olarak söylemese de şöyle düşünür;
-Ölüm gel beni bul, beni al, artık dayanamıyorum,
-Hayat şartları ağırlaştı, artık kendimi bile taşıyamıyorum,
Bundan sonra yaşasam da göreceklerimden daha fazlasını görmeyeceğim,
Öğrendiklerimden daha fazlasını öğrenemeyeceğim,
Yaşayacaklarımı yaşadım, göreceklerimi gördüm demeye başlar,
…
Oysa nefes alıp verdiği her saniyesi sadece bir kez elde edilen mucize olan, dünya gezegenindeki tüm değerli taş ve madenlerin toplamı da bir araya gelse, bir saniyesi bile satın alınamayan yaşama sadece bir kez gelinir; sonsuza kadar da yitmek için bir kez gidilir,
Hayat isimli bu renkli tiyatro oyunun tekrarı, yedeği, ertelemesi, devredilmesi, parayla alınıp satılması, ödünç alınıp verilmesi olanaksızdır,
…
Peki, bu aşamaya gelince akıllı ve yetenekli insan ne yapmalı?
Sadece bir kez elde ettiği hayat isimli renkli bu mucizenin, renkli ve doyumsuz rüyasının bitmesini azıcık akıl sahibi olan hiçbir insan istemez;
Ne kadar olumsuzluklarla, acılarla, sıkıntılarla dolu olsa da kişi hayatından asla vazgeçmek, ölmek istemez,
…
O nedenle ısrarla ve dayanarak hayatı gidebileceği son noktaya kadar onurla taşıması her insanın birinci ve vazgeçilmez görevidir,
Bunun için sayısız nedenler bulması, bu sahnedeki rolünü uzatabildiğince uzatması
Sayısız denemelere girişmesi,
Sayısız güzelliklere ulaşmak için mücadele etmesi,
Hatta çocukluk ve delikanlılık dönemlerinde olduğundan daha da fazla enerji ve çaba harcaması gerekir,
Her koşulda elde ettiği bilgilerle, yeni tedavi yöntemleriyle hayatını formatlayıp güncelleyip yoluna olduğu gibi devam etmelidir.
…
Akıllı insanlar yaşamın devam edebilmesi için, küçük sırlar ve öğütler veriyorlar şöyle diyorlar;
.Bol bol gülümse, maliyeti sıfırdır hem de bedeline paha biçilemez...
.Cesur ol; değilsen de öyle davran...
.İnsanları adları ile çağır; bu hafızanı güçlendirir, insanlarla aradaki samimiyeti arttırır…
.Arkadaşlarına borç verme konusunda daima duyarlı davran; çünkü her ikisini de yitirebilirsin...
.Koşullar ne olursa olsun kimseyle aradaki köprüleri atma...
.Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan uzak dur...
.Yaşamın her zaman adil olmasını bekleme...
.Hüküm vermeden önce iki tarafı da dinle...
.Daima kibar ve de zarif ol; kimseyi kendinden soğutma...
.Birine ‘SENİ SEVİYORUM’ deme fırsatını kaçırma...
.Sana yardımcı olanlara minnet duy...
.Zamanı ve sözlerini dikkatli kullan; çünkü her ikisi de asla geri alınamazlar...
.Verdiğin öğütlerin tersi davranışlarından sakın...
.Başladığın her işi mutlaka bitir...
.Kimsenin sözünü kesme...
.Devamlı ’BEN DÜRÜSTÜM’ diyenlerden şüphelen…
.Kimseye hak etmeyeceği kadar değer verme...
.Keşke yerine bir daha ki sefer demeyi dene...
.Ölüm kalım dışında hiçbir şey göründüğü gibi önemli değildir…
.Dinlemeyi öğren; bazı fırsatlar kapıyı hafifçe tıklatır...
...
Ben de “DÜŞÜNÜYORUM” isimli küçük deneme kitabımda şöyle demiştim:
-DİNLEYEN HEM MUTLULUĞUN, HEM DE ACININ SESİNİ DUYAR, HANGİSİNE GİDECEĞİNE KENDİ KARAR VERİR”
Tüm bunlar doğru bilgiler, yüzyılların deneyimlerden süzülen inci pırlanta ve altın değerindeki öğütlerdir...
Hangisini alıp kullanacağınıza;
Acılarınızı nasıl azaltıp mutluluklarınızı arttıracağına siz kendiniz karar vereceksiniz...
Çünkü tekrarı ve yedeği olmayan bu hayat bir defalık, sadece sizin için bunu asla unutmayın...
ABDULKADİR KAÇAR Adana 2026…
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları