G-XTDENW5LW2
26 Temmuz 2026 - Pazar

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Önceki gün ölümle karşılaştım Onunla yarım saatliğine yüz yüze geldim Onun soğuk nefesini bir süre ensemde hissettim,

Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 8 dk.
Abdulkadir Kaçar

Abdulkadir Kaçar

-
Google News

Yarım saatlik karşılaşmada hissetliklerim ve vardığım sonuç mu?

Ölümün penceresinden baktığım hayata ki;

HER ŞEY BOŞ,

HER ŞEY DEĞERSİZ,

HER ŞEY ANLAMSIZ,

Ölüm varsa burada sahip olduğu maddi ve manevi tüm değerlerin hiçbir anlamı, kıymeti asla yok,

Ölümle nerede mi karşılaştım? Nerede mi nefesini hissettim?

Tahsin abimin Mersin’deki mezarının başında ölümle yarım saat boyunca bu duyguları dolu dolu yaşadım,

2018 de hayata veda eden değerli abimin mezarının kenarına oturdum; sanki kendisi karşımdaymış, benim söylediklerimi dinliyormuş, duyuyormuş gibi yarım saat onunla baş başa kalıp dertleştim söyleştim;

-Nasılsın abi?

-Bir sıkıntın var mı?

-Senin hayatındaki tüm mücadelelerini yakından takip ettim çok iyi biliyorum,

-Giriştiğin hayatın her türlü engelleriyle tek başına savaşan benim bir kahramanımdın,

-Girdiğin her mücadeleni, her savaşında kendine yeni zaferler armağan ettin, tüm savaşlarını başarıyla sonuçlandırdın hiç birini yarım bırakmadın,  

-Karşındaki insanları birkaç saniye içinde fikrini değiştirip, inanılmaz şekilde ikna eden, onu kendi düşüncelerine inandıran büyük bir gücün, bilgece gülümseyen yüzün vardı

-Pek çok aykırı düşünen insanı kolayca ve anında ikna ederek yendin, istediğin her türlü hedefine kolayca ulaştın,

-Şimdi orada rahat mısın? Dilerim rahat ve huzurlusundur,

-Biliyorsun sen 6 yaş büyüğümdün, söylediğin her şey benim için yasa hükmündeydi hiçbir sözüne itiraz etmedim, sesimi bile asla yükseltmedim, bazı konularda bol bol fikir alış verişinde bulunduk

-Sen en iyisini bilirsin dedim sonunda, ikna kabiliyetine teslim olup kenara çekildim, yürüdüğün her hedefe kolayca ulaştın tebrik ettim,

-Hayatın boyunca kimseyi kıskanmadın, kimseyi kırmadın, kötü bir laf söyleyip incitmedin, ağzından bir küfür sözü duymadım, tüm zamanını kendi işine gücüne ayırdın…

-Çünkü içinden geldiğimiz aile kültürümüz bize kıskançlığı, kin, nefret, intikamı, dedikodu, ülkeye ihanet etmeyi, insanları birbirine düşürüp olan işlerini bozmayı çocukluğumuzda yasaklamıştı, bunların kötü huy olduğunu öğretmişti, iyi de etmişler, bize bu terbiyeyi veren anne ve babamızdan Allah bin kere razı olsun,

-İnsanlara çok yardımcı oldun; köylü bir yakınımızın seninle ilgili söylediği gibi “BİR DEĞİL İKİ ELİNLE” ihtiyacı olan, dul, yetim, fakir fukara insanlara sürekli para yardımı yaptın, teşekkür ederim,

-Köyümüzde yetişen, kent kültürünü bilmeyen pek çok gencin iş ve aş sahibi olmasında başrol hep sendeydi, herkesin hayır duasını aldın,

-Çağındaki genç kızlar seni ünlü tatar müzisyen olan “ORHAN GENCEBAY” a benzetirdi, yakışıklıydın, çoğu da sana aşıktı,

-Babamızın YUNUS’ un adını verdiğin oğlun 2,5 yaşındayken balkondan düşüp ölmesi büyük acı verdi, ama aynı özellikle sanki bir elmanın yarısı gibi KEREM in babası olmayı başardın,

-İyi ki benim abimsin, iyi ki seni tanımışım, akıllı ve ikna gücü yüksek bir insanın tüm özelliklerini sayende öğrendim,

-Bilerek isteyerek yanlış yapmadım, seni kırıp üzmedim, eğer varsa yanlışım buradan binlerce kez özür diliyorum

Elbette bunları mezarının başında abime ben söyledim ben dinledim

Çünkü her mezar sözün bittiği, hayatın en büyük dersi verdiği manevi yerdir, çünkü ölüler duymaz, çünkü sözün değerini bitirdiği yerdir mezar, o manevi dünyadaydı, elbette beni duyamazdı, bana cevap veremezdi,

Olsun ama ben yine de duygu ve düşüncelerimi sanki karşımda beni dinliyormuşçasına ona anlatmanın mutluluğunu, rahatlığını ve huzurunu doyasıya yaşadım; sanki hiç ölmemişçesine tüm düşüncelerimi ifade ettim; buradan sana bir kez daha teşekkür ediyorum değerli abim…

Öz abim olduğu için beşikten mezara kadar birlikte büyüdük, inanılmaz hikâyeler yaşadık, hayat isimli bu sahnede inanılmaz pek çok şeylere birlikte tanık olduk, o nedenle sayısız anılarımız var,

Bu anılarının üstünden yıllar geçmiş olsa da her bini bende sanki az önce yaşamışız gibi taptaze duruyor,

Her anımızın üstünde hala duman tütüyordu gibidir sanki,

-Her şeyi sanki seninle biraz az önce yaşamışız gibi; örneğin

-“YARIN KURBAN BAYRAMI” yine çocukluğumuzda sırtıma küçük bir sevgi yumruğu vurarak sevincini belirtiyor gibiydi,

-Bluğ çağına girdiğimde “SAKIN CÜNÜP GEZME İŞLERİN RAST GİTMEZ” sözlerini şimdi söylemişsin gibi kulağımda duyuyorum,

-En büyük tarlamız olan bokluboyundaki koca taşın üstüne çizip 9 taşla yassan isimli oyunumuzun başından yeni kalkmışız gibi,

-Binlerce kez Adana ile arasında mekik dokuduğun Yumurtalıkta yaptığı 76 dairelik MARTI TATİL SİTESİ inşaatını denetledikten sonra birlikte dertleşerek Adana ya dönüyormuşuz gibi,

-Her hafta sonu seni sabırsızlıkla bekleyen 20-25 işçiye emeklerinin karşılığını yani para dağıtırken yüzünde oluşan mutluluğun sanki şimdiymiş gibi

-Bana çok nadir, içinden çıkamadığın ender konularda “SEN ÂLİMSİN BU KONUDA NE DİYORSUN?” sorusunu sorup fikrimi sanki şimdi alıypormuşsun gibi,

-En son model sıfır otomobilini alır almaz, sağlamlığını test etmek amacıyla Yellibel köyümüzden Çelemli Köyü üzerinden(dağ yolundan) Adana ya dönüyormuşuz gibi?

-Yaklaşık 2 saat süren bu seyahatimizde dini kıssaları-darbımeselleri- şimdi anlatıyormuş gibi; sen bunları iyi dinle hayatımız boyunca kimseye yanlış yapmayalım diye dersler verirmiş gibi,

-Sabahleyin erkenden güneş doğarken bizi Ceyhan’daki iki ablamıza götürecek otobüse binmek için, anneciğim verdiği harçlıkları cebimize koyup Doruk Köyüne yürüyerek iniyormuşuz gibi,

-Teravi namazına giderken, benim yürüyüşüm, namaz kılmamı düzeltmeye çalışıyormuş gibi,

Sonuç olarak; önceki gün, karşı karşıya gelip ölümle yan yana, dirsek dirseğe oturdum Tahsin abimin mezarının başucunda;

Orada bir kez daha anladım ki; insan doğuştan itibaren kurmaya başardığı tüm hayalleri, umutlarını zamanla yarışırcasına yaşayıp tadını çıkartmalı, başladığı gibi yüzde yüz bitecek olan hayat isimli serüvenin her nefesini çok iyi ve muhteşem biçimde değerlendirmek için kendiyle yarışmalı,

Hangi mesleği yaparsa yapsın iyi insan olmalı, iyilik yapmalı,

Kişi ne yaparsa yüzde yüz bitecek ömrü devam ederken yani yaşarken yapmalı,

Kişi yaşarken iyi insan olmalı, yaşarken mutlu olmalı, ayak izlerini ortaya koyduğu ölümsüz eserleriyle bu gezegene kazımalı,  kişi hayallerini mümkün olduğunca hızlı şekilde teker teker gerçekleştirmeli..

Çünkü sonsuz uyku olan mezarda yani orada ne mal, para, kariyer, cinsel güç, torpil ne siyasi güç, ne ünlülük, ne de yetenek hiçbir işe yaramıyor,

Sonuç, önce gün Tahsin abimin Mersin deki mezarının başucuna oturdum, onunla karşımdaymışçasına sohbet ettim, hem de yanımdaki arkadaşımın da rahatça duyacağı şekilde sesli olarak konuştum… Sanki karşımda oturup beni dinliyormuş gibi her düşüncemi ve duygumu ona sansürsüzce anlattım her şeyi; o beni belki duymuştur manevi dünyada, ama ben tüm düşüncelerimi sanki karşımdaymışçasına söyledim…

Bundan sonra yapmam gereken tek şey ona duam etmem, onun öteki âlemde mutlu ve huzur içinde olmasıdır,

Mekânı cennet ruhu şad olsun; tüm geçmişlerimize Allah rahmet eylesin…

Abdulkadir Kaçar adana 2026

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
G-XTDENW5LW2