G-XTDENW5LW2
19 Temmuz 2026 - Pazar

KAÇ TÜRLÜ YAŞINIZ VAR?

Yaşadığını hissetme yaşı 2-3-4 Karşıdakini sevme yaşı 5-6, Neşelenmeye başlama yaşı 15, Enerjisinin bilincindeki yaşı 9

Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 7 dk.
Abdulkadir Kaçar

Abdulkadir Kaçar

-
Google News

Her şeyi merak etme yaşı 30,
Eğitim ve üretime katkı yaşı 45,
Aşkla taşınma yaşı 21,
Evlenmeyi arzu etme yaşı 22,
Sevişmeye başlama yaşı 17,
Karşıya saygı gösterme yaşı 57,
Kendini tam olarak anlama yaşı 7-77
Estetik olmayı isteme yaşı 39,
Hastalanma yaşı 40-50-60,
Psikologa gitmeyi isteme yaşı 80,
İbadet etmeyi öğrenme yaşı 11, 
Yalan söylemeye uygun yaşı 10,
Politikayla tanışma ve yapma yaşı 40,
Para kazanma yaşı 20,
Teknolojiyi kullanma yaşı bazen 0,
Herhangi bir alanda eser verme yaşı 5,
Bilgelik yaşı, 10, bazen 50,
Bazen bin hatta on bin olabiliyor vs,

Her insan doğduğundan itibaren sıfırdan başlayıp,
Ölümüne kadar sayısız yaşıyla karşılaşır:
Her insan yaşını anlama ve değerlendirme
Konusunda olaylara çok farklı bakar,
Birbirine uymayan şekilde değerlendirir, 
Bu durum insandan insana değişiklik gösterir;
Bunu belirleyen ise kişinin içinden geldiği kültür,
Yaşadığı çevre, aile, toplumun uyguladığı 
Her türlü değerlerine göre sürekli değişir;

Bazı ilginç araştırmalar ve insanların kendileriyle
İlgili yaptığı farklı gözlemlere göre insanlarda
Bu yaşlar ve ona verilen tepkiler, normal zekâya sahip olan insanın ömür takviminde ortaya çıkıyor,

Bu yaşlarda ilgili olarak kendi ne yaklaşıma gelince;
Yaşadığını fark etmeye başlama bazı şeyleri anlama, olaylara tepki verme her insana göre farklılık gösterir;
Yaşadığının bilincinde olmayan hatta kaç yaşında bulunduğunun bilmeyenlerin, başkasına sorarak öğrenenlerin sayısı bir hayli fazladır, 
Ama çok duyarlı bazıları için yaş isimli sermayesinin her saniyesi paha biçilemez ölçüde değerli en büyük mucizesidir,

Bütün yaşları insanın o aşamaları değerlendirme becerisini yapmak isteyip yamadıkları belirler,
Kurduğu hayallerini gerçekleştirip gerçekleştirememesi,
Sahip olduğu farklı karakter gücü, hayata olumlu ve olumsuz bakışı,
Varsa aldığı ve alacağı çeşitli ilham kaynaklarının sayısı,
Kendini çağın getirdiği yeni değerlerle güncelleme ve yeni yazılımları kullanma yeteneği,
İleri yaşlarda ise iyi ve kötüyü ayrıma kapasitesinin artması, 
İnsanları renk, cins, dil, mezhep, din, tip, parti, sosyal statü, ekonomik ve siyasi güçlerine göre ayırma bilgisine ulaşması,

Aslında beşikten mezara kadar olan ömür isimli bu sürede, 
İnsanın aklı ve hemen her karma karışık varlıktır, bir ömürlük sürede sayısız karakter sergileyip inanılmaz sayısız roller oynamak zorundadır, çok farklı düşünce ve davranış biçimlerini bu sahnede belirler ve oynar, 
İnsan yeteneği bilgisi, becerisi, düşünme, oluşturma kapasitesine göre kendi rolünü kendi seçip hayat isimli tiyatro sahnesinde sergiler,  

Beşikten mezara kadar akan sürecinde her anı mucize varlık olan insanın, yaşam enerjisi her kişiden kişiye göre çok farklıdır, sürekli değişimler gösterir, 
Bazıları hayatın önüne çıkarttığı her şeyine güler, bazıları asla gülmez, bazıları için mizah vazgeçilmezdir,
Bazıları “MİZAH NE? “ der, gülmeyi bırakın, hayatı boyunca gülümseme diye bir yeteneğiyle asla tanışmamıştır, bin yıl yaşasa da hiçbir zaman ve asla tanışamayacaktır, 

Sağlık anlayışı konusuna gelince bu da her insanda farklılıklar gösterir, bazıları için sağlık en vazgeçilemez biçimde çok değerli varlıktır,
Bazıları için yaşadığının bile farkında olmayan kişi kendini göremediği için sağlık konusunu da asla düşünmemiştir, sadece hastalanınca bedeninin, sağlığının, nefes alıp verdiğinin yani yaşadığının o zaman farkına varır,
Çok duyarlı, her nefesini çok iyi değerlendiren akıllı ve bilge insan; bedenim “BENİM KABEM” dir der, ona inanılmaz çok büyük önem gösterir, sıfır hastalık, yüzde yüz sağlıklı biçimde yaşamaya ömrünün tamamını harcar,  
Bazıları için bin yıl yaşasa da ne bedeninin, ne de sağlığının farkına varamadan dünya isimli sahneden inip gider,  bazıları kaç yıl yaşarsa yaşasın kendiyle asla karşılaşmaz, varlığıyla asla tanışmaz, bazen karşılaşsa da varlığını yok sayar,
Kimi insanın sağlıklı yaşama konusunda hiçbir fikri bulunmaz Bazıları için ise dünya sahnesinde bulunmak büyük işkencedir o nedenle hem hayatı, hem de bedenini düşman görür, bir an önce hayattan ayrılmanın planlarını yapıp uygulamaya çalışır, 

İnsan hayat isimli bu tiyatro sahnesinde bir ömürlük sürede çok farklı roller oynar; seçtiği karakterlerin birinden usanırsa diğer role ışık hızında kendini hemen uyumlar,
Daha bilinçli ve akıllı olanlar çağın getirdiği yeni yazılımlar arayıp bulup bilinçaltına onu yükleyip merakla ve heyecanlı biçimde oynar,
Rollerin ve yazılımların sayısı o kişinin oynamak istediği karakterlere göre değişiklik gösterir; ayrıca bilinçaltına yüklemeyi başardığı yeni yazılımlarının sayısıyla belirlenir, 

Yani bir ömürlük sürede insan asla tek bir karakteri oynamakla yetinmez, aklı, yeteneği, zekâ düzeyi, bilgisi, becerisi ve yeni yazılımları üretme, çağın getirdiklerini öğrenme ve uygulama yeteneği sayesinde sınırsızca karakterlerini ustaca oynayarak tüm evrene kolayca gösterir,

Başladığı gibi yüzde yüz bitecek olan hayat isimli serüveninin sonuna doğru, iyice yaşlanıp olgunlaşınca çağın sunduğu kadim değerleri kendine en son en yeni rolleri de yavaş yavaş terk eder… 
En çekici, en muhteşem olanlara bile artık sırtını döner; ne kadar yeni, daha üstün yazılımlar, daha üstün ve yeni karakterler sunulsa da bir yerde artık durmuş ve durulmuştur,
Geç olmasına karşı içinde  “ÜSTÜN İNSAN” a götüren sayısız yollarını keşfetmesine rağmen her alanda hayatını matematiksel olarak koordinatlarının sonuna geldiğini somut biçimde net şekilde iyice hesaplar, 
Bilinçaltı pusulası ona artık en doğru olanı gösterir, alınganlık, kırılganlık, karamsarlık, kötümserlik gibi olumsuz duygulardan kendini kurtarıp arındırır, bilgelik ve hayat ustalığının zirvesinde tek şey yapar,
İçinde ölümüne kadar huzurla bekleyeceği, hiçbir olayın kendini rahatsız etmeyeceği İÇ LİMANLARINI inşa eder, artık sahneden inme sürecini orada beklemeye başlar,
Her insan için beklenen o kaçınılmaz son geldiğinde de, sadece bilgece gülümseyerek, geride bıraktığı insanların kendini örnek alacağı şekilde sahneden gönül rahatlığıyla inip gülümseyerek çekip gider NOKTA…
ABDULKADİR KAÇAR ADANA 2026 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
G-XTDENW5LW2