G-XTDENW5LW2
03 Eylül 2026 - Perşembe

İNSAN KENDİNİ AZCIK TANIYABİLSE

İnsan kendini birazcık görse, sadece azıcık tanısa, Ne kadar büyük bir mucize varlık olduğunu fark edebilse, Ah şahane olan düşünce evrenini her an değiştirip,

Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 13 dk.
Abdulkadir Kaçar

Abdulkadir Kaçar

-
Google News

Yazılımlarını güncelleyip yönetebilse aralıksız,

İnanılmaz büyük mucizelere küçük, imza atabileceğini,

Hayatının akışını istediği yönde değiştireceğini fark etse

O zaman inanıyorum ki çok o kişi bulunduğundan çok

Farklı, çok başarılı, inanılmazlara imza atan bir insan olur,

O zaman içinde yaşadığımız dünya ve insanlık ailesi olur,

Daha da çok gelişir, daha da çok yükselir uygarlığımız

Her alanda tavan yapar, dünya insanlık ailesi

Daha ileri ve muhteşem bir yaşama ulaşır,

Çünkü biliniyor ki her insan kusursuz ve evrensel bir yazılımdır; kaşı, gözü, dili, dişi, kalbi,  saçı, tırnağı, bağırsağı,

Yürümesi, ayakta durması, inanılmaz konuşması, biyolojik muhteşem bir makinedir vs,

Bu gezegende 200 milyon tür olduğu var sayılan canlılar arısında düşünen tek ve en üstün varlıktır insan,

Bunu fark ettiğinde böylece her şeyinin evrensel yazılım olduğu, onları da istediği şekilde yönetebileceği bilincine ulaşır,

Orada küçük bir güncellemeyle kendindeki mucize gelişmeyi çok azını bir görse hep onun peşinden koşacak, daha projelere, daha ölümsüz düşüncelerin büyüklerine imza atacaktır,

Böylece içindeki daha ÜSTÜN İNSAN ’a ulaşabilmek için

Tüm ömrünü gönül rahatlığıyla kendini güncellemeye feda edecektir,  

Bu bilince ulaştığında daha sonra mutsuzluğuna neden olan,  kendinin ulaşması gereken başarılarını engelleyen,

Sıkıntılarına neden olan, her türden olumsuz yazılımlarını güncelleyip yenileyip daha aktif hale getirip varlığını özgürce yönetebilecektir,

İç evreninde bulunan, her yönüyle kendinden, daha iyi daha üstün,

Kendini oluşturup o ana kadar asla bilincinde olmadığı kendindeki muhteşem fikirlere ve inanılmaz evrensel güzelliklere, ölümsüz eserlere imza atacaktır,

Olayın başka boyutuna bakalım; örneğin kolay bir işi, basit bir mesleği ömür boyu yapan insan sadece;

Doğuştan kendine verilen doğal yazılımlarıyla varlığını sürdürerek idare eder,

O yazılımlarının yani asla gelişmeyen kendinin bir harf dışına çıkamaz, bir farklı adım atamaz,

Kendindeki muhteşem renkleri inanılmaz zenginliği ve şahane olağanüstülüğü asla görmez, göremeyecektir,

Bu insan en basitinden kendini tanımaz içindeki muhteşem özüyle asla tanışamaz, tanışamayacaktır,

İçindeki olağanüstü zenginlik ve evrensel mesajlar taşıyan üstün insanı,

Asla keşfedemeyecek evresel yazılım olan bilinçaltına egemen olamayacak

Orayı keşfedip yönetemeyecek mutsuz ve şanssız olduğuna inandığı klasik ve eskimiş hayatının bir santim dışına çıkamayacaktır,

Buna en büyük örnek her alandaki yaratıcılığı engellenen, kendini şöyle ya da böyle engelleyen devlet memurluğudur,

Yani cama çarpıp çıkmaya çalışan sinek gibi kısır döngüyle varlığını sürdürmekten başka seçenek oluşturamaz,

Onun yaşadığı hayat renksiz, sıranın altında, emsallerinin çok arkasında kalan, otsu bir serüven olacaktır,

Kendi varlığıyla tanışamadan, kendini keşfedemeden, ne kadar büyük mucize ve değiştirebileceği güzellik ve sonsuz yetkiye sahip olduğunu ömür boyu asla bilemeyecektir,  

Buna bir örnek vermek istiyorum büyük bir medya kurumunda başarılı işler yapan iki arkadaşa aynı anda sordum;

-Tamam, her gün çok güzel yayın yapıyorsunuz,

-Maaşınızda çok iyi, peki kendinizin bir tık ötesinin düşündünüz mü? Orada mucize olan sayısız kendinizin bulunduğunu fark ettiniz mi?

-O kişiye ulaşıp, onu yaşamaya başladığınızda, bu günkü işlerinizin dışında daha büyük işler ve harika neler yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Siz şu andaki göründüğünüzden başkasınız, içinizdeki evreni keşfettiniz mi?

-Hayat isimli bu serüveninizde kendinizle hiç tanıştınız mı?

Böyle bir soruyla inanıyorum ki ilk defa karşılaşan iki çalışan biraz da alıngan ses tonuyla biraz da şaşkınlıkla,

-Ben profesyonelim, kendi alanımda çok iyiyim, sıfır hata yüzde yüz başarılıyım,

-Tamam, bunu her gün yaptığınız yayınla zaten kanıtlıyorsun haklısın doğru söylüyorsun…

-Tamam, bu mesleğinizin dışındaki siz kimsiniz? Nesiniz? Neden yaşıyorsunuz? Bu soruları kendinize hiç sordunuz mu?

-Ama unutmayın ki siz şunu unutmayın ki büyük ve mucize varlık sınız, hem biliyor musun siz şu ana kadar yaptıklarınız asla değilsiniz, buların ötesinde, bunların dışında çok büyüksünüz… Biliyor musunuz şu andaki kendinizden daha da ötesinde biri var, yani içinde daha muhteşem birisi var o da sizsiniz, oradaki kendinle en kısa zamanda mutlaka tanışmalısınız… Kendinizi fersah fersah aşacak, büyük ve evrensel işlere imza atabilirsiniz,

-Öyle büyük, öyle evrensel işlere imza atmalısınız ki, hayat isimli bu sahneden inip gittikten sonra da insanlar bugün yaptığınız mesleğinin dışında da farklı yönünle tanısın… Mesleğiniz bu gün var, bu gün muhteşem biçimde sunduğunuz bilgilerin yarın eskir, hatta ağzınızdan çıktığı an hükmünü yitirmektedir… Sizler bunun farkında mısınız?

-Sizi ölümsüz yapacak kendinizin bir tık ötesindeki düşüncelerin, kendinizin ötesindeki sizin üretebileceğiniz evrensel ve kalıcı hatta ölümsüz değerleriniz neler?

Arkadaşım ne demek istediğimin asla anlamadı, bu gidişle de anlatmaya çalıştığım düşüncelerimin kenarından bile geçmedi, mesleğine çok yoğunlaştığı, günlük olayların arasında yitip gittiği için, bu konu karşısında kendini geliştirmediğinden dolayı tam ve net cevap veremedi,

Diğer arkadaşı şöyle yanıt verdi;

-Ama gelecek nesillere anlatacak benim çocuklarım var,

-Doğru DNA’ larınızı ölümsüzlüğe onlar mutlaka taşıyacaklardır… Bu muhteşem ve şahane bir güzellik…  Ama onların ötesindeki siz kimsin? Kendinizle tanıştınız mı? İçinizdeki evrensel yazılımındaki kendinizle iletişim kurdunuz mu? Ölümsüz olabilecek düşünce ve değerlerle dolu olan bilinçaltına ve bilinç üstüne bir an olsun dokunabildiniz mi? Sizden sonra bu sahneye çıkacak dünya insanlık ailesinin bireylerinin de yolunu aydınlatacak ölümsüz ve evrensel düşünceler oluşturabildiniz mi? Onların doğruluğunu test etmek için öz hayatına uygulayabildiniz mi?

İki arkadaşımın kafalarını fena karıştırdım, düşündüler, ne yanıt vereceklerini bilemediler… Aynı ortamdan kalkıp uzaklaşamadılar da bazen de üzülür gibi, bazen kırılır gibi olduklarını düşündüm, gözlemledim… Bazen de böyle soru mu olur şeklinde ölçütlerine uymadığını anlatan beden diliyle farkında olmadan içsel tepki gösterdiler… Bir kez daha gördüm ki çünkü kimse onlara böyle düşüncelere asla yaklaşmamış, ömürleri boyunca böyle sorular sormamıştı; böyle sorularla karşılaşmayan insanların yaşadıklarından da zaten bir yerden sonra söz edilemez ki,

Tamam, bu çağdaki konumları işleri, her şeyleri dört dörtlük, meslekleri harika, para sıkıntıları hiç yok ama sadece o kadar…

Diğer çağdaşları gibi kendi özleriyle bu yaşlarına kadar hiç karşılaşmamışlar, kendilerini hiç tanımıyorlar, günlük yaşamlarının bir tık ilerisindeki en iyi, en ölümsüz kendilerinin olabileceğinin farkında bile değillerdi, olmayacaklar bin yaşına kadar yaşasalar da olamayacaklardı… Oysa meslekleri nedeniyle bu gün topluma sattıkları bilgi ve haber isimli ürünler bir saat sonra eskimiş, ağızlarından çıktığı andan itibaren çöp olmuş hükmünü yitirmişti değersiz ve bir nefes sonrası için geçersiz hale dönüşmüştü… Ben sorularımla kendilerinin içinde öz kendileriyle tanışmalarını, bilinçaltı ve bilinç üstü evrenleriyle tanışıp ölümsüzlüğe giden yolda fikirler üretmesi gereken özlerini oluşturan değerlere dokunmalarına dikkatlerini çekmek istemiştim sadece ama sadece o kadar oradan bir harflik ilerleme sağlayamadılar,  

Başka bir boyuttan daha yaklaşalım;

Avukatsın tamam, doktorsun güzel, mühendissin,

Gazetecisin harika, bölgenin en büyük ağasısın,

Mesleğinin zirvesinde profesörsün, devlet memurusun,

Büyük sanayici, iş adamı, harikasın, ama gerçekteki sen kimsin? Kendine şöyle sordun mu?

-BEN KİMİM? NEREDEN GELİP NEREYE GİDİYORUM? İÇİMDE BENDEN BAŞKA BİRİLERİNİN KALP ATIŞLARINI DUYABİLİYORUM ACABA O KİM?  ACABA BEN KİMİM? KENDİMİN BİR TIK ÖTESİNDE BEN VARSA ONUNLA NASIL TANIŞABİLİRİM? O EVRENSEL DEĞERLERİN HANGİ KAYITLARINDAN NASIL YARARLANABİLİRİM? sorusunu kendine hiçbir zaman sordun mu?

İnanıyorum ve hayattan elde ettiğim deneyimlerimle ifade edebilirim ki; hangi çağda, hangi kültürde yaşarsa yaşasın en sıradan insan bile mucizedir… Yeter ki kendini tanısın, özündeki şaheserliği, mucize yazılımlarını ve onları yönetip daha da yüksek ve üstün insan olma konusunda adımlar atsın, hedeflediği ve hayalini kurduğu her şeyi yapabilir, her şey olabilir… Yeter ki kendini bir keşfetsin, kadim bilgiler ve ortaya konulan çağdaş bilgileri kullanarak yeni yazılımlarıyla içinde bulunan bildiği kendinden daha üstün, daha ileride yeni kendini oluşturup bu sahnede üstün kişiliğini uygulayıp oynayabilsin…

-Hangi yanımı geliştirebilsem, hangi fikrime olağanüstü özelliklerle süsleyebilsen?

-Emsalim olan insanları hangi yönümle geçebilirim

-Mesleğimin dışında kendimi dünya insanlık ailesine daha çok ve en yararlı hale nasıl getirebilirim?

-İçimdeki en üstün insana nasıl ulaşabilirim, onu nasıl yaşayabilirim?

-Çağımda benden ileride olan insanlardan daha yüksek, daha farklı, daha ileride bir insanı nasıl farklı olabilirim?

-Hayata ve kendime olan bakış açımı daha değişik ve nasıl yeni yazılımlarımla güncelleyip gerçekleştirebilirim?

-Daha fraklı evrensel daha güzel bir görüş açısı?

-Daha farklı düşünce dünyamı nasıl oluşturabilirim?

-Bütün bunlara doğru yürüyüp evrensel düşünce yazılımlarıyla gerçekleştirebilecek bir yeteneğini geliştirebilse ayakları yerden kesilip ölümsüz insanlar sınıfına yükseleceğini görüp yeni kendiyle tanışıp dünyanın en mutlu kişisi olacaktır…

-O aşamadan sonra ölümsüz düşünceler, yaptığı işinde devasa adımlarla kalıcı eserler üretecek, örnek bir hayat sürecek, muhteşem kişi olacak, öyle ki ölümünden sonra da dünya insanlık ailesine katkısını sürdürecektir,

Çünkü bu günkü uygarlığımızı ve yaşamımızdaki konforu oluşturan her türlü değerler, fikirler,

Her türlü düşünceler, bu şekilde kendiyle tanışıp, içindeki bilgeyi keşfedenlerce oluşturmuştur,

İçindeki kendini aşmak için çalışan, kendinin bir tık ötesine koşan, yeni ve çağını aşan bilinenlerin ötesinde yeni düşünceler oluşturan filozoflar, yeni icatlar çıkartan mucitlerin eseridir,

Hayat isimli bu tiyatro sahnesindeki rolünü oynarken kişi bilinen kendinin ötesindeki özüne farklı pencerelerden bakarak, bilinçaltı ve bilinç üstü evrenini yönetmeyi başararak

Çağdaşlarının üstüne çıkmışlardır, adını da ölümsüzler arasına yazdırmıştır, böylece dünya insanlık ailesine, dünya uygarlığına, bir tek farklı görüş,

Bir tek fazlı sözcükle büyük katkı sunmuşlar, bundan sonraki dünya insanlık ailesindeki her birey de aynı şekilde yeniliklerle uygarlığımıza katkı sunacaktır,

İnanıyor ve biliyorum ki her insan kendinin bir tık ötesindeki özüyle tanışsa, kendini bir tık ötesini merak etse kendinin tık bir ötesine adım atsa,

Her sıradan kişi bu büyük düşünce sistemini güncelleyerek yöneterek, büyük mucizelere imza atabilir,

İnsan yeter ki kadim ve çağın getirdiği her türlü bilgiye ulaşsın, onları kullanıp çağdaşlarından farklı olmak istesin

İnsan yeter ki kendi bilinçaltı ve bilinç üstü yazılımlarını yönetim güncellesin,

Yeter ki kendini aşmaya çalışsın bilgi ve bilgelik peşinde koşsun yeter ki içindeki kendiyle tanışsın, kendine aralıksız olarak koşsun

Yeter ki bilinçaltı ve bilinç üstüne egemen olma bilincine ulaşsın bunu mutlaka gerçekleştirecektir,

Bu gün görülüyor ki, dünya insanlık ailesindeki bireylerin yüzde doksan dokuzundan fazlası kaç yaşına ulaşırsa ulaşsın kendini tanımadan yaşıyor, çalışıyor, uygarlığımıza bir tuğla bile koyamadan yaşlanıp ölüp gidiyor… Her insan kendini sorgulamalı, doğduğundan beri bilip tanıdığı kendisinden birkaç tık ötesindeki öz kendini tanımaya çalışmalı, her adımında hayalini kurduğu, umut ettiği içindeki ÜSTÜN İNSAN’ ın özelliklerini bulup yaşama çalışmalı…

Her insan gelişmeye, kendini değiştirmeye, bilinçaltı ve bilinç üstü düşünce evrenini keşfederek yönetme gücüne sahiptir, yeter ki, farkına varsın… NOKTA…

ABDULKADİR KAÇAR ADANA 2026

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
G-XTDENW5LW2