ABDULKADİR YOK…
Kent var, Mahalle var, Yol var, Otobüs var, Otomobil var, Pazar var, Abdulkadir Yok…

Abdulkadir Kaçar
-…
Ev var,
Su var,
Çay var,
Çaydanlık var,
Bardak var,
Kaşık var,
Şeker var,
Tuzluk var,
Tabak var,
Abdulkadir Yok…
…
Evet, ev var,
Oda var,
Kapı var,
Pencere var,
Otomobil var,
Dolap var,
Somya var,
Sandık var,
Masa var,
Sandalye var,
Abdulkadir Yok…
…
Elektrik var,
Ampul var,
Bilgisayar var,
Klavye var,
Renkli ekran var,
Çalışan sistem var,
Yazı var,
Alfabe var,
A-4 kâğıt var,
Abdulkadir Yok…
…
Vestiyer var,
Ayakkabı var,
Kravat var,
Boya var,
Sünger var,
Fırça var,
Parlatma bezi var,
Badem yağı var,
Abdulkadir Yok…
…
Cadde var,
Yol var,
İşyeri var,
Usta var,
Müşteri var,
Tamirat var,
Yeni üretim var,
Tüketim var,
Abdulkadir Yok…
…
Hastane var,
Doktor var,
İlaç var,
Tedavi var,
Ameliyat var,
Postane var,
Mektup var,
Kitap var,
Abdulkadir Yok…
…
Festival var,
Lezzetli yemek var,
Kebap var,
Paça var,
Şırdan var,
Mumbar var,
İşkembe var,
Dolma var,
Fasulye var,
Abdulkadir Yok…
…
Sinema var,
Tiyatro var,
Gösteri var,
Şov var,
Film var,
Abdulkadir Yok…
…
Parti var,
Politikacı var,
Seçim var,
Sandık var,
Oy var,
Abdulkadir Yok…
…
Cami var,
Ezan var,
Cuma var,
Teravih var,
Hoca var
Abdulkadir Yok…
…
Sevgi var,
Sevgili var,
Aşk var,
Sevda var,
Sevişme var,
Abdulkadir Yok…
…
Sayısız banka var,
Oda dolusu para var,
Vitrin dolu altın var,
Fon var,
Hisse senedi var,
Abdulkadir yok…
…
Doğum var,
Düğün var,
Evlenip boşanan var,
Severek ayrılan var,
Sevmeden öldüren var
Abdulkadir Yok…
…
Yazdıkları var,
TV programları var,
Radyo konuşmaları var,
Makaleleri var,
Kitapları var,
Selamlaştığı arkadaşı var,
Abdulkadir Yok…
…
Abdulkadir ta çocukluğunda kurduğu hayalini gerçekleştirerek yalnız yaşayan insandı; bir arayış, mücadele, bir öğrenme, öğretme savaşçısıydı;
Bilinçli ve seçici bir düşünce yapısına sahipti; evren, dünya, hayat, insan onun sayesinde anlam kazandı,
Farklı baktı, sürüden değişik gördü, objektif olarak yorumladı, her şeyi anladı anlattı,
Kendi çapında medya mensubu olarak elde ettiği, kadim ve çağdaş bilgilerle insanlara bir şeyler anlatmaya ömür boyu devam etti… Abdulkadir kaçar…
…
Doğduğu andan itibaren evreni, dünyayı, hayatı anlamaya, kendini diğer emsallerinden daha etkin ve üstün hale getirecek bilginin peşinden koştu…
Çok genç yaşında bilgi edinme, onu yaşamın çeşitli aşamalarında, farklı biçimlerde kullanmayı başardı; yine bu yeteneği sayesinde sayısız eserler verdi, sayısız ödüller kazandı…
Okuyan, düşünen, yorumlayan, çağdaşlarından farklı biçimde yapan, üreten, çoğaltan, üstün biçimde değerlendiren, onaylayan, alkışlayan, alkışlanan oldu,
Kendini evrenle bütünleştirdi,”Ben olduğum için evren, dünya, hayat, insan, canlı cansız diğer varlıklar anlam kazandı” düşüncesini kitaplarında daima savundu…
Hayatın getirdiği ve götürdüğü olumlu/olumsuz, iyi/kötü, yararlı/zararlı her şeyi olduğu gibi kabul etti…
Bu sahnede 200 milyon tür olduğu kabul edilen canlılar arasında düşünce yeteneği olan en değerli varlığın insan olduğuna inandı, yorumladı, yüce değerler oluşturmaya çalıştı ve büyük ölçüde de başardı,
Her şeyi olumlu düşündü, güzel gördü, güzel değerlendirdi, güzeli anlattı, güzeli eserleştirdi…
Olaylara daima objektif baktı, her zaman nesnel yaklaştı, akıllı insanlarla beyin fırtınası yaptı, onların labirentine girip derinliklerindeki gizemleri öğrendi…
Aralıksız şekilde çok düzenli okudu, evrensel düşündü; ulaştığı her türlü bilgi ve deneyimlerini dünya insanlık ailesine karşılıksız olarak sundu,
Bazen az da olsa hayata, insanlara, kendini anlamayan cahil kişilere kırıldı, ileri derecede incindi; ama inandığı ve bildiği yoluna ödün vermeden devam etti…
Bazen bir makale, nesnel duygularını ifade ettiği küçük bir şiir oldu; bazen içli ve kendini keşfe çıkan büyük bir yalnızlıktı,
Ama en çok okuyan, en düzenli yazandı, bir kelimeden bin söz üretti; ölümsüz olduğuna inandığı düşünceleriyle sayısız eserlere imza attı…
Her on beş saniyede bir insanın hayatını kaybettiği bu dünya sahnesinde ürettiği eserlerini, medya mensubu olarak yaptığı televizyon ve radyo programlarını yaşarken Adana Alpaslan TÜRKEŞ Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağışladı…
…
Meslek yaşamının tüm sıkıntı ve yokluklarına rağmen,
Dünyaya, hayata, en önemlisi kendine küsmedi; aksine daima ruhu ve bedeniyle barış ve coşkulu sevgi içinde yaşadı…
Sonsuz şimdi olan hayatın AN’ da yaşayarak tadını çıkarttı,
Herkesle barışık bilge ve güleç yüzlü göründü…
Ama yorulmasına, sağlık sorunlarının olmasına aldırış etmeden sürekli üretti, okudu, düşündü, evrensel olana dokutarak yazmayı aralıksız sürdürdü…
Her canlı gibi bir gün bu makalede olduğu gibi her şeyi geride bırakarak gülümseme erdemini dünyaya göstererek bu sahneden inip gidecektir…
Ve her canlı gibi Abdulkadir Kaçar ARTIK YOK denilecek…
Yaşarken bunu yani olmadığım bir dünyayı, hayatı anlama ve anlatma fırsatım olduğu için dünyaya, insanlık ailesine, kendime sonsuz teşekkürler…
Abdulkadir Kaçar 2026