G-XTDENW5LW2
22 Ekim 2026 - Perşembe

DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ NEDİR?

Yoksulluk mu? Zenginlik mi? Aşk mı? Açlık mı? Kara sevda mı? Evlilik mi? Ölüm mü?

Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 5 dk.
Abdulkadir Kaçar

Abdulkadir Kaçar

-
Google News

Onaylanmamak mı?

Sevilmemek mi?

Saygı duyulmamak mı?

Alkışlanmamak mı?

Çaresiz hastalık mı?

Sahtekârlık mı?

Suç işlemek mi?

Hırsızlık mı?

Hainlik mi?

Kin mi?

Entrika mı?

Nefret mi?

İntikam mı?

Kötü insan olmak mı?

İyi insan olmak mı?

Karaktersizlik mi?

Kavgacı olmak mı?

İnsan dövmek mi?

İnsan yaralamak mı?

Dayak yemek mi?

Sakat yaşamak mı?

Dedikoduculuk mu?

Çok akıllı insan olmak mı?

Süper deli olmak mı?

Hastalıklar mı?

Sorunlu sağlık mı?

Güzellik mi?

Çirkinlik mi?

Bu maddelere sonsuz sayıda daha farklı maddeler eklemek mümkündür…

…

Şimdi bu soruya şöyle cevap veriyorum;

Hayır, Hayır, Hayır… Hayat serüveninin insana yüklediği en ağır yük yukarıda sayılanların hiç birisi değil…

Bana göre gelmiş ve geçmişteki her insan için en büyük yük;

Beşikten mezara kadar, her insana,

Ölümü bile çağırtan,

Bazen ölümü bile aratan,

Ölümü bazen özleten,

Hatta arada bir insanı ölüme bile götüren, yani intihar ettiren;

İnsanın bu sahnedeki en ağır en büyük yükü; kontrol edip yönetemediği, hiçbir saniyesine dahi hükmedemediği “DÜŞÜNCEDİR…”

…

Çünkü bu gezegende 200 milyon tür olduğu kabul edilen canlılar arasında “DÜŞÜNME YETENEĞİ” olan tek canlı varlık insandır…

Çünkü insan diğer yüz binlerce canlıda bulunmayan olağanüstü, mucize ve şahane özelliklere sahiptir ve de “Zübde-i Kâinattır”  yani her insan kâinatın çekirdeğidir…

Başka ifadeyle, bilinen/bilinmeyen, gözle görülen, ya da görülemeyen, sonsuz olan evrende yani Kâinât’ta ne varsa, ya da ne yoksa her insanın bilinçaltı ve bilinç üstünde aynısından fazlasıyla o insanda vardır, ya da fazlasıyla o yoktur…

…

Kâinat bu gün insanın bu gün ulaştığı konfor, ortaya koyduğu, en ileri teknik ve ulaşılan her türlü saptama, arama, bulma tanıma, tanımlama konularında ortaya koyduğu her türlü ileri üstün teknik cihazlarla bile tam olarak niteliği, niceliği bilinemiyor…

Evrenin sonu asla bilinmiyor, oraya ulaşmak bu gün insan için olanaksız görünüyor; evren asla tam ve dünya bilim insanlarında kabul edilebilecek şekilde tanımlanamıyor, çözümlenemiyor, yönetilemiyor, anlatılamıyor;

Yani evrenin her anı bilinmezlik, her anı karanlık, her anı beklenmeyen insanı şaşkına çeviren büyük sürprizlerle nasıl doluysa,

Her insanda aynı ve tıpkı kâinat gibidir sınırsızlık ve “BİLİNMEZLİKLERLE” doludur…

…

Kâinatı yönetmek, söz geçirmek, kontrol etmek, hükmetmek,

Yönlendirmek nasıl olanaksızsa;  günümüz insanını yönetmek, hükmetmek, ona efendi olmakta imkânsızdır, başka ifadeyle insanın bilinçaltı ve bilinç üstünü yönetmesi de o ölçüde imkânsızdır…

…

SONUÇ OLARAK;

İnsan eşittir evren; evren eşittir insan olduğuna göre; kişinin dünya isimli bu sahnedeki en ağır yükü, taşıma sorunlarıyla karşılaştığında bazen altında kalarak ezildiği, altından çıkamadığı yükü de, hatta hayatını yitirmesine neden olan;

Bilinçaltı ve bilinç üstünü oluşturan evren kadar sonsuz, evren kadar bilinmez, evren gibi yönetilemez, sözle tanımlanamaz olan en ağır yükü “DÜŞÜNCEDİR”

Bana göre bu gezegene gelip geçip giden insanların 120 milyar olduğu kabul ediliyor…

Bunların içinde dehalar, devlet kuran devletleri ortadan kaldıran üstün ve muhteşem zekâlı olmasına karşın,

Her birinin yönetemediği, zamanla sıkıntıya düşerek altında kaldığı, hiçbir koşulda başarılı olamadığı,

Beşikten mezara kadar çözmek istediği asla çözemediği en ağır yükü, her çağda, her insan için daima “DÜŞÜNCEDİR…”

Bu gün bilinmezlik ve kontrol edilemezlik nasılsa, sonsuz gelecekte de insan için durum aynen devam edecektir…

Zaten milyonlarda sadece bir kişi mutlulukların kırıntılarıyla tanışmayı başarır “ÜSTÜN İNSAN” işte düşünce evreninin kenarının köşesinin biraz farkında olan, sürüden farklı biçimde kendini tanımaya çalışır, bilinçaltının kenarından bucağından onun bazı renklerine dokunup kendini milyarda bir düşünce sistemini tanımayı başarandır…

Onlar da zamanında ve yaşarken anlaşılmaz, anlaşılamaz, hatta geniş halk kitlelerince biraz da aşağılamak amacıyla;

Bu kişiler günümüzde“ YA DELİDİR; YA DA DAHİDİR…” şeklinde değerlendirilmeye bile gerek duyulmadan görmezlikten gelinir,

Oysa çağında anlaşılan bu tipteki bir insanüstün özelliklere sahiptir hatta en ölümsüz düşüncelere imza atan, bu alanda verdiği eserler ölümünden yıllar sonra fark edilip, önünde saygı duruşunda bulunanlardır…

Hatta bu insanlar en büyük icatları bulanlardır…

İnsanlık tarihi boyunca ortaya koydukları icatları, düşünceleri, dünya görüşleri sayesinde bu günkü uygarlık ve insanın ulaştığı konfor ortaya çıkmıştır…

Dün böyleydi, bu gün böyle, yarında aynı şekilde böyle olmaya devam edecektir…

Abdulkadir Kaçar Adana 2926

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
G-XTDENW5LW2