OTOMOBİL KULLANMAYI ÖĞRETTİĞİM 20 ŞOFÖR ADAYINDAN DÖKÜLEN İNCİLER…
-Her şeyi en baştan yapıyoruz, -Şimdi el frenini çek, -Vitesi boşa al, -Kontak anahtarını çevir,

Abdulkadir Kaçar
--Birinci vitese tak,
-El frenini indir,
-Sonra debriyajdan ayağını milim milim çek, yavaşça gaz ver,
-Kavrama noktasında otomobil hareket etmek için bir iki milim kımıldadığında ayağını orada biraz bekletir gibi yap…
-Sonra biraz daha gaz ver, ilerle, evet, şimdi ikinci vitese geç…
-Ama aynaları sürekli kontrol et… Aferin çok iyi gidiyorsun… Şimdi yolu tam olarak ortala, bu arada gözün sürekli aynalarda olsun… Sağdan, soldan, gelen araba falan var mı?
…
-Abi bak şu otomobil üstüme geliyor, hemen öteki arkasından geliyor,
-Durma konumunu koruyarak devam et…
-Öteki arabalar da önümde sağımda solumda duruyorlar, kim bunlar yahu?
Bağırıyor;
-Defolup gidin beni rahat bırakın, otomobil kullanmayı öğreniyorum bana engel olmayın be, çekilip gidin yahu,
-Bak bak şu yaya, şu çocukla birlikte üstüme üstüne yürüyor,
-Abi bak adam üstüme geliyor, defol adam önümden çekilip git yahu, uzaklaş buradan…
…
-ŞRAKKKKKK otomobil söndü,
-Abi bu vites kolu nasıl yahu bir türlü tutamıyorum? Tutuyorum, sonra elimden geri kayıyor,
-Canını sıkma, her otomobilde her vites kolu böyledir,
-Başlarım vites kolundan, bak yine geri kayıp gidiyor,
-Biraz sıkı tut bakalım, sabırlı ol,
-Abi böyle direksiyon mu olur? Çok ağır, çeviriyorum, çeviriyorum istediğimi yapmıyor,
-Tüm otomobillerin direksiyonu böyledir;
-Sen çok sıkı tut direksiyonu onun efendisi sensin,
-Direksiyona hâkim olursan otomobile de hâkim olursun, çok sıkı tut hah tam böyle, sıkı tut,
-Dokuzu çeyrek geçe iki elinle ortalama şekilde tut,
…
-Abi şimdi de debriyajı göremiyorum niye bu kadar aşağı yapmışlar ki?
-Debriyajı görmeyeceksin, ayağınla kontrol edeceksin, kumanda edeceksin… Tüm otomobillerde sistem aynen böyledir debriyaj sistemi sen onu doğru etkin ve doğru kullanmaya çalış yeterli, sana mutlaka cevap verecektir,
-Bak şimdi gaz pedalını göremiyorum neredeydi,
-Onu da ayaklarınla kontrol ve kumanda edeceksin? Ayağının altında, dikkat et,
-Bu koltuklar beni çok rahatsız etti… Hangi firmanın hangi uzmanı çizdiyse, insanlara işkence yapsın diye düzenlenmiş, ayıp yahu, günah yahu acemi şoför adaylarını hiç düşünmemişler, bana işkence yapmak için böyle yapmışlar,
…
-Bak şimdi de geri vitesi bulamıyorum nasıl böyle bir yere konulur?
-Çok ayıp, çok yazık; keşke bunları ben icat etmiş mühendis ben olsaydım, o zaman herkes kolaylıkla otomobil kullanırdı… Anlaşıldı, bu otomobil ve insanlar benim otomobil öğrenmemi istemiyorlar…
-Otomobilin böyle bir düşüncesi yok, otomobil düşünemeyen bir makinedir… İki yüz milyon tür canlıdan sadece insan düşünebilir unutma… Sen ona hâkim olmayı başardığında hayatına da hakim olursun…
…
-Abi sendin rica ediyorum sağa bir bak araba geliyor mu?
-Hayır gelmiyor,
-Sola da bir bak sana zahmet,
-Tamam, gelmiyor da, yanındakine sormayacaksın usta şoför arabaların gelip gelmediğini
Sağındaki, solundaki bir de dikiz aynalarından bakıp sen kendin kararını ver; bu kural her şoför için geçerlidir, sakın başkalarının otomobil geliyor mu, geliyor ya da gelmiyor demesini bekleme…
-Haklısın abi… Özür dilerim… Bir daha sormamaya çalışırım…
-Çünkü her insan senin oturduğun komundan çevreyi göremez… Sadece sen kendi oturduğun koltuğundan her şeyi en doğru biçimde görebilirsin… Arabanda bulunan her insanın bakış açısı farklıdır, çevrendeki olup bitenleri kendi açısından sana farklı anlatır ve şeyler söyler, şu anda direksiyondasın, kumanda sende bu otomobilin patronu sensin, kendi açından her şeyi bakıp kendin görmelisin, ona göre karar vermelisin…
-Sağdaki, soldaki dikiz aynasına bakın kararı sen vereceksin…
-Çünkü bu koltukta oturduğun, gaz ve fren pedallarını sen kullandığın için bu otomobilin tek kaptanı sensin aynalara; aynalara bakıp gelip gideni çevrende olup biteni sadece sen göreceksin, konumuna ona göre sen belirleyeceksin…
…
Bir yandan otomobil giderken, şoför adayı kendi kendine karşısında gördüğü binayı engel olarak görüp sürekli konuşuyordu;
-Çok ayıp, çok günah,
-Bu binayı bu yolun ortasına kim dikti yahu? Elleri kırılsın bu yola ev yapıp kapatanların,
-Sen onlara takılma, dosdoğru ilerlemeyi sürdür, o bina otuz yıldır orada… Onu görmeden yoluna devam et…
-Abi bu motosikletler üstüme geliyor dikkatimi dağıtıyor,
-Arada daha 2-3 kilometre var, onu gör ama konumunu ona göre belirle…
- Bak abi bu ağacın yolun ortasında ne işi var? Biraz öteye diksinler artık, araba kullananları engellemesinler…
-Bu ağaç 50 yıldır burada, seni engellemek için dikilmemiş inan bana ağaca takma, dikkatli kullan, aynaları kontrol et, ikiye, üçe at devam et…
…
-Tamam, da abi bunu ikinci vitese nasıl geçiriyorduk?
-H harfinin senden tarafındaki ayağından aşağıya doğru çek…
-Tamam, hatırladım, ya geri vitesi nasıl kullanacağım?
-Bak vites kolunun aşağısında yuvarlak bir bölüm var, iki parmağınla onu kavra, yukarıya kaldırıp vitesi iyice sola yatırıp bırak,
-Bu tavuk tam önüme çıktı, kiminse sahibine ceza yazmalı,
-Kahretsin şu araba neden gelip yanımda durdu,
-Şoförü de bu işi fazla bilemiyor, neredeyse bana
-Çarpacaktı bak gör iki üç kursun sonunda ben ondan daha iyi usta olurum inan bana?
-Bak şu araba şimdi de şu da önümde duruyor, kahretsin, bu adam terörist… Otomobil kullananın önünde durulur mu?
-Benim kendisini geçmemi istemiyor, insanlar benim otomobil sürmeyi öğrenmemi istemiyorlar,
-Dünyadaki herkes, her şoför şu anda beni engellemeye çalışıyor, şunların duruşuna bak her şey ve herkes bana karşı cephe almış durumdalar…
-Defol git kardeşim… Önümden çekil… Yol babanın sanki? Allahın zavallısı,
-Herkesin yolu, adam araba kullanmayı bilmiyor ki,
-Heyyyy kırmızı araba önümden çekilip defol git,
-Sen bakabilir misin abi? Okul servisi sağdan da geliyorlar,
-Şimdi soldan da böyle trafik mi olur yahu?
-Şimdi en otomobil öğrenmeye çalışıyorum, bu yol Bağdat’tan Fizan’a kadar boş olmalı, tamamı bana tahsis edilmiş olmalı… Heyyy!!!! Dünyalılar ben otomobil kullanmayı öğrenmeye çalışıyorum, bana yardım edin…
…
-Bak arabayı sağa çok yanaştırdın… Direksiyona sahip ol, onu çok ama çok sıkı tut; hemen yolu ortala…
-Tutuyorum abi…
-Dur dur şimdi fazla sağa sola kaçtın dikkat et, çamura gireceksin?
-Direksiyonu saat 3’ çeyrek kala, ya da dokuzu çeyrek geçe gibi tut, bu şekilde tutmayı sakın unutma,
-Direksiyona hükmet, onun şu andaki efendisi sensin, istediğini yapmak zorunda onu sen yönlendir… O seni yönlendirirse uçuruma götürür, kısa yoldan tahtalıköye muhtar olursun…
-Anladım abi, daha gencim ölmek istemiyorum… Kötüler ölsün… Ben dünya insanlık ailesine iyilikler yapmak istiyorum… O nedenle uzun yaşayacağım… Otomobili bu dünyada en iyi, en kusursuz, sıfır hata yüzde yüz başarıyla ben kullanacağım, en büyük usta ben olacağım görürsün…
-Çok sevinirim… Seni şimdiden alkışlıyorum aferin sana…
…
-ŞRAAAAKKKKK…
-Bak otomobili yine söndürdün… Abi şimdi sil başa dönüyoruz;
-Koltuğunu tekrar en rahat şekilde ayarladın mı rahat mısın?
-Ayarladım, sıkıntı yok,
-Aynaları kendine göre ayarla,
-Sağ, sol ve dikiz aynasından dört tarafı rahat görebiliyor musun?
-Görüyorum abi…
…
-Tamam, şimdi gaz pedalı ve frene tam olarak ayakların ulaşıyor mu?
-Ulaşıyor,
-Şimdi vitesi boşa al,
-Aldım, freni kontrol et, debriyaja bas, kontak anahtarını çevir,
-Tamam… Çalıştır abi… El frenini indir…
-Şimdi debriyajdan ayağını milim milim kaldırırken, aynı şekilde santim santim gaz vermeye başla…
-ŞAKKKKK eyvah araba yine söndü…
…
-Hiç acele etme, bak hafif gaz verirken, debriyajdaki kavrama noktasına geldiğin otomobil milim hareket ederken orada ayağını bir saniye tutar gibi yap,
-Tamam, abi, aynısını yapıyorum ama yine sönüyor… Tam dediğini daha dikkatli şekilde yapacağım…
-Bu bahçe duvarların buraya kim ördü? Yolu tamamen kapatmış saygısız insanlar, şoför adaylarını hiç düşünmemişler,
-Duvara takma yahu… Bu bahçe duvarları elli yıldır var, sen ilk defa görüyorsun… Buradan günde beş yüz otomobil gelip geçiyor… Sadece sen şikâyet ediyorsun yapma…
-Bu yolu bahçe sahibinin daraltmaya ne hakkı var? Haksız mıyım abi?
-Evet, haksızsın, o bahçe duvarı bu mahalle kurulduğundan beri burada duruyor… Sen otomobili söndürmeden yoluna devam etmeye çalış o kadar…
…
-Her şeyi sil baştan, şimdi tekrar yapıyoruz;
-El frenini çektin mi?
-Çektim
-Vitesi boşa al,
-Aldım abi,
-Şimdi kontağı aç,
-Ayağını debriyajdan milim milim çek, gazı milim milim arttır…
-Tamam abi…
-Bak araba hareket etti…
-A ferim bu defa söndürmedin… Şimdi ikinci sonra üçüncü vitese geçebilirsin…
…
-Yoldaki inşaat çalışmalarından çıkan molozları adamlar olduğu gibi ortada bırakmışlar… Kaldırın yıkıp atın yahu…
-Bu otomobil neden sağda park etmiş? Çekip götürsünler, yolumu açsınlar ayıp yahu… Burada direksiyon eğitimi alan acemi bir şoför adayı var…
…
SONUÇ OLARAK;
Bu yaşıma kadar belki yirmi ya da daha fazla kişiye direksiyon ve otomobil kullanmayı öğrettim;
Otomobil kullanmaya karar veren şoför adaylarının direksiyona oturdukları ilk günlerde çok renkli, şeyler söylüyorlar, inanılmaz çok komik sözlerdir bunlar;
Aslında bunun nedeni şu; ilk defa şoför koltuğuna oturan kişinin, bu güne kadar yapmadığı bir işi yapmaya talip olmuştur…
Hem arabayı kullanmak için hem iki ayağı, hem iki kolu çalışırken, iki gözü gözüyle yoldaki dört tarafı gözlemlerken, düşüncesi tamamen dağılıyor ve düşüncesini kontrol edemiyor, o zamanda ağzından farkında bile olmadığı çok komik ifadeler kullanıyor… Direksiyonu kullanmaya ilk başladığı için tüm yolların kendine ait olduğuna inanıyor… Dünya insanlık ailesinin kendisinin emrinde olmasını istiyor, dünyanın kendisinin etrafında dönmesi gerektiğini, otomobil öğrenirken herkesin, her binanın, ağacın, diğer otomobillerin, tüm insanların yolundan çekilmesini istiyor…
O nedenle söylemek istediği düşüncelerine tam olarak yoğunlaşamadığı, bazen de kontrolsüz olarak sözcükleri ağzından döküldüğü için mantık dışı bazı ilginç şeyler söyleyebiliyor…
Olaylara, çevresine, insanlara, canlı cansız tüm varlığa karşı inanılmaz o güne kadar hiç düşünmediği çok ilginç yakıştırmalar, çok ilginç sözlü tepkiler verebiliyor…
O otomobilin sürücü koltuğuna ilk defa oturduğunda direksiyon, gaz pedalı, debriyaj, frenle tanıştığında ağzından çıkan bazen de küfre kadar giden ilginç sözleri çok seviyorum; zevkle dinliyorum, kontrolsüz kullandığı sözcükleri komik bulup çok gülüyorum ve de inanılmaz mutlu oluyorum…
O nedenle bu gün bile şoför adayı olmak isteyenlere otomobil kullanma konusunda yardımcı olmayı hala gönüllü olarak sürdürüyorum,
…
-Burada dur,
-Frene bas,
-Vitesi boşa al,
-Kontağı aç,
-El frenini indir,
-Debriyajdan ayağını milim milim çek, gazı santim santim arttır, kavrama noktasına geldiğinde orada debriyajda ayağını bir saniye kadar bekletmeye, sonra kaldırarak otomobilin harekete geçmesini sağla…
Acemilerin iyi bir şoför adayı olup, hem yazılı, hem sözlü sınavlardan geçebilmesi için tüm bunları en az 100, 200 belki daha da fazla yapması gerekiyor…
Bazı yetenekli şoför adayları bunu on yirmi defa yapınca, bazılara 300 defa yapınca öğrenebiliyor… Ama tam olarak hayatının her aşamasında otomobili kusursuzca kullanabilmesi yıllarını alıyor…
…
Direksiyonda oturdukları ilk günlerde, başarısız oldukları dakikalarda söyledikleri çok ilginç; otomobilin rengini, modelini, tipini, fiziki yapısını beğenmez, direksiyonunu, gaz pedalını, debriyajı, yolların asfaltına bahane bulup eleştirir, binaları, diğer araçları kendine düşman olarak görür, iki kilometre uzaktan gördüğü araç gelip geçmeden o yerinden bir milim bile kımıldamaz… Elli araç olsa, ellisinin de geçip gitmesini bekler… Sonra yıllardır orada duran yapıların kendilerini engellemek için oluşturulduğuna inanıp yapanlara çok kızarlar… Ben onların bu andaki sözlerini, farklı ifadelerini, çevresindeki diğer şoförlerden kendini koruma, otomobile zarar vermemek için olağanüstü çaba göstermelerini çok heyecanla, kahkahalar atarak izledim, izliyorum, izleyeceğim… Acemi oldukları için benim bu türlü tepkime de ses çıkartmadan kabulleniyorlar…
-Abi bu otomobilin benim önümde, bu yolda ne işi var?
-Ambulansa kim buradan geç dedi?
-Şu köpek yavrucak az daha çarpacaktı diğer otomobiller, herkes benim gibi dikkatli değil ki?
-Bu çukuru buraya kim kazdı mutlaka cezalandırılmalı,
-Kaldırım taşlarının rengi çok kötü dikkatimi dağıtıyor,
-Bu yolu kim çukurlarla doldurdu?
-Tüm yollar bana ait, diğer otomobillerin burada ne işi var, hepsini kovun gitsin, yol benim vs…
Otomobilin tüm aynalarıyla her tarafı kontrol ederlerken, bu kez aracın ileride çarpacağı engeller, ya da düşeceği çukurlara fazla dikkat edemezler… Bunlar da direksiyonda oturan şoför adaylarının zamanlar öğrenecekleri deneyimleridir…
Ama öğrendikten sonra şoförlük koltuğuna oturunca kendilerine sihirli bir çift kanat takmış gibi hissederler… Ve olanakları varsa da otomobille dünyayı gezmeye başlarlar ve doyumsuz şoförlük deneyimiyle mutluluktan mutluluklara koşarlar… Benim ilk anlarda verdiğim eğitimi unuturlar, bir teşekkür etmek bile onlara zor gelir neyse…
Tüm acemi şoför adaylarına, başarılar kazasız belasız bir ömür diliyorum… Ama onların ilk kez şoför koltuğuna oturduğundaki durumlarını çok seviyorum, bayılıyorum, büyük mutlulukla izliyorum…
ABDULKADİR KAÇAR ADANA 2026

